>

6. Sınıf MEB Yayınları Türkçe Ders Kitabı 264-265-266-267-268-269. Sayfa Cevapları

cevaplar

6. Sınıf MEB Yayınları Türkçe Ders Kitabı 264-265-266-267-268-269. Sayfa Cevapları

6. Sınıf MEB Yayınları Türkçe Ders Kitabı Sayfa 264, 265, 266, 267, 268, 269 “8. TEMA BİREY VE TOPLUM” “Hacettepe” Dinleme Metni Etkinlik Cevapları

HACETTEPE

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

1. Yaşadığınız yerin adı ile ilgili yaptığınız araştırma sonucunda kazandığınız detayları arkadaşlarınızla paylaşınız.

CEVAP: İstanbul, Bizans Döneminde “Konstantin yada Konstanpolis” olarak anıldı. Doğu kültüründe “Kostantiniye, Romalılar tarafınca ise Konstantinopolis” olarak adlandırılıyordu. Yerel halk ise kent merkezi anlamına gelen “Stin-Polis” kısaltmasını kullanmaktaydı. Şimdi kullandığımız İstanbul adı, mahalli halkın kullandığı bu kısaltmanın zaman içinde değişmesinden türemiştir.

2. Wolfgang von Goethe (Volfgang von Gote)’nin “En büyük gömü kanaatkâr olmaktır.” sözünün sizde çağrıştırdığı his ve düşünceleri anlatınız.

CEVAP: Zenginlik anlayışı kişiye göre değişiklik gösterir. Bazı insanoğlu her şeye haiz olsa bile daha fazlasını ister. Bazıları ise haiz olduklarının kendisine yeteceğini düşünür. Bu şekilde düşünen insanoğlu kanaatkardır. Kanaatkar olan şahıs kendisini varlıklı bulur ve imkanlarıyla yaşamaya alışır. Bu nedenle maddiyat için üzülmez.

 

1. ETKİNLİK BÖLÜMÜ

A) Aşağıda, dinlediğiniz metinde geçen bazı kelimeler ve bu kelimelerin anlamları verilmiştir. Kelimelerle anlamları örnekteki benzer biçimde eşleştiriniz.

kiler – sini – lokma – adak – bayır – divan – debdebe – safran – çil – hırka – step – hacet – som – diyar – derman

Derman: İlaç, şifa.
Kiler: Evlerde yiyecek, içecek ve erzakın saklandığı oda, ambar yada dolap.
Lokma: Ağza bir defada alınıp götürülen aş parçası, sokum.
Divan: Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis.
Som: Değerli madenlerin ve cevherlerin katışıksız, saf hâli.
Bozkır: Sıcak ve ılıman iklimlerdeki ağaçsız, kıraç, tabii alan.
Hırka: Genellikle soğuktan korunmak için giyilen, kumaştan, arasıra içi bez pamukla beslenmiş, ceket biçiminde elbise.
Adak: Adanılan şey, nezir.
Bayır: Minik yokuş, belen.
Hacet: İhtiyaç, gereksinim.
Safran: Süsengillerden, baharda çiçek açan, soğanlı bir kültür bitkisi.
Debdebe: Gösteriş, görkem.
Çil: (Altın ve para için kullanıldığında) yeni ve parlak.
Diyar: Diyar, vatan.
Sini: Üstünde aş de yenilebilen, yuvarlak, bakır yada pirinçten büyük sini.

B) Anlamını öğrendiğiniz kelimeleri bulmacada bularak renkli kalemle işaretleyiniz. Bulmacada işaretlemediğiniz harfleri kullanarak ulaşacağınız cümleyi bulmacanın altına yazınız.

bulmaca

Ulaştığım Tümce: AÇ GÖZLÜ OLMAK İNSANI ÇOK BÜYÜK FELAKETLERE SÜRÜKLEYEBİLİR

C) Bulmacaya yerleştirdiğiniz kelimeleri aşağıya alfabetik sırayla diziniz.

1. Adak ——————– 9. Hacet
2. Bayır ——————– 10. Hırka
3. Bozkır ——————- 11. Kiler
4. Çil  ———————– 12. Lokma
5. Debdebe —————– 13. Safran
6. Derman —————— 14. Sini
7. Divan ——————— 15. Som
8. Diyar

 

2. ETKİNLİK BÖLÜMÜ

A) Aşağıda, “Hacettepe” metninden alınan bazı deyimler verilmiştir. Bu deyimlerin anlamlarını tahmin ederek aşağıya yazınız.

Yargı sürmek –> Üstünlük sağlamak.
Kabına sığmamak –> Sevinçten ne yapacağını bilememek.
Sevindiği her hâlinden belli olmak –> Fazla mutlu olmak.
Ocağına düşmek –> Birinden yardım istemek zorunda kalmak.
Tan atmak –> Fark etmek.

B) Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nden denetim ediniz.

Yargı sürmek: Yönetimde, iş başlangıcında olmak, bir ülkeyi yönetmek, egemenliğini yürütmek.
Kabına sığmamak: Duygularını dizginleyemeyerek taşkın davranışlarda bulunmak. coşmak, sabırsızlanmak, kanı kaynamak.
Sevindiği her hâlinden belli olmak: Fazla sevinmek, sevindirmiş olduğu her halinden belli olmak.
Ocağına düşmek: Birine yardım etmesi için yalvarmak, koruması için sığınmak.
Tan atmak: Aniden mühim bir durumla karşı karşıya kaldığını idrak etmek, bu sebeple tedirgin olmak.

 

3. ETKİNLİK BÖLÜMÜ

Aşağıdaki soruları metinden hareketle cevaplayınız.

1. Metinde geçen padişahın kişilik özellikleri nedir?

CEVAP: Padişah haiz olduğu hiçbir şeye şükretmeyen, yediği, içtiği kendisine azca görünen ve hazinesini yeterince dolu bulmayan aç gözlü biridir.

2. Padişah Hacettepe’ye niçin gitmiştir? Amacına ulaşabilmiş midir? Anlatınız.

CEVAP: Hacettepe dileklerin gerçekleştiği bir tepedir. Padişahın dileği dokunduğu her şeyin altın olmasıdır. Bu dileğini orada dilemiştir ve amacına ulaşmıştır.

3. Padişah, dileği kabul olduktan sonrasında neler yaşamıştır?

CEVAP: Padişah saraya gittiğinde dokunduğu kapı tokmağı ve taht altına dönüşmüş. Bu durumdan mutluluk duymuş. Acıkınca aş aş istemiş. Yemeğe dokunduğu vakit yemekler altına dönüşmüş. Padişah o günden sonrasında eski haline dönebilmek için yalvarmış. Hacettepe’ye yine gitmiş ve eski haline dönmüş.

4. Gerçekleşmesini istediğiniz bir dileğinizi anlatınız. Bu dileğinizin gerçekleşmesinin hayatınıza müspet ve menfi tesirleri neler olurdu? Açıklayınız.

CEVAP: Işınlanabilmeyi fazla arzu ederdim. Bu dileğim gerçekleşirse hiçbir vakit bir bölgelere gitmek için yürümem yada taşıt kullanmam gerekmez. Ancak bu vaziyet fazla tembel bir insan olmama sebep olabilir. Ayrıca başka insanoğlu bu yüzden beni dışlayabilir.

5. “Kanaat” ve “mutluluk” içinde nasıl ne şekilde bir münasebet vardır? Yaşamınızdan örnekler vererek anlatınız.

CEVAP: Bir insan elindekiyle yetinmeyi bilirse haiz olmadığı şeyler için üzülmez. Bir kalemi olan şahıs onu her vakit sevmiş olarak kullanırsa mutlu olur. Ancak on kalemi olan şahıs bunu azca bulup daha fazlasını isterse asla elindekini kullanmayı beceremez. Kanaat eden insan her vakit öbürlerinden daha basit mutluluk duyacaktır.

 

4. ETKİNLİK BÖLÜMÜ

Aşağıdaki bölümleri metinden yararlanarak doldurunuz.

Gerçek Hayatta Karşılaşılabilecek Olaylar: Bozkırın orta yerinde bir tepe olması, padişahın aç gözlü olması.

Gerçek Hayatta Karşılaşılamayacak Olaylar: Tepede dilenen dileklerin kabul olması, padişahın dokunduğu her şeyin altın olması.

 

5. ETKİNLİK BÖLÜMÜ

“Elinizde büyülü bir sopa olsaydı hayatta neleri değişiklik yapmak isterdiniz?” sorusundan hareketle bir metin yazınız. Yazınızda sene süresince öğrendiğiniz deyim ve atasözlerinden yararlanınız.

DAHA GÜZEL

Bir büyülü değneğim olsaydı bunu insanların yaşamını güzelleştirmek için kullanırdım. Atalarımız “Ağaç yaş iken eğilir.” demişler. Bu nedenle küçüklere okumayı sevene kadar kitaplar armağan ederdim. Her yere fazla sayıda ağaç dikerdim. Hiçbir vakit temiz havasız kalmayacağımız bir dünyaya haiz olurduk. Yardıma gereksinim duyan insanları başka insanlarla tanıştırırdım ki onlara yardım etsinler. İyilik eden iyilik bulur. Bu şekilde birlik ve beraberliği sağlamak arzu ederdim. Kısacası büyülü değneğimi insanların benliğinin iyileşmesi ve dünyanın daha iyi olması için kullanmayı tercih ederdim.

 

6. ETKİNLİK BÖLÜMÜ

A) Aşağıdaki fıkrayı vurgu ve tonlamaya dikkat ederek okuyun.

B) Arkadaşlarınıza “cömertlik, mutluluk, yardım” mevzularından biri ile ilgili bir fıkra anlatınız.

CEVAP: Bir hayır cemiyeti bazı cici bici eşyaları satıyorlardı. Bunlara karşılık verilen paralarla yoksullara yardım edilecekti. Cemiyet başkanı olan hanım orada bulunan fazla varlıklı, lakin cimriliği ile tanınmış bir hanıma kravat takdim etti:
– Lütfen siz de bunu alınız efendim!
Hanım, yüzünü ekşiterek reddetti:
– Verecek bir şeyim yok!
Cemiyet başkanı nezaketle gülümsedi:
– Olsun efendim, alınız! Biz yoksullara yardım ediyoruz.

C) Arkadaşlarınızdan birinin anlattığı fıkrayı sınıfınızda canlandırınız.

 

7. ETKİNLİK BÖLÜMÜ

Sahip olduğu şeylerden hiçbir vakit memnun olmayan, devamlı şikâyet eden bir dostunuz olsaydı onu bu huyundan vazgeçirebilmek için neler yapardınız? Örneklerle anlatınız.

CEVAP: Arkadaşımı bu huyundan vazgeçirmek için ona haiz olduklarımla mutlu olduğumu göstermeye çalışırdım. Mesela aldığım bir kitabından bahseder, ona haiz olduğum için fazla memnun olduğumu belli eden ifadeler kullanırdım. Yakınma etmiş olduğu mevzularda şükür ederek ona şikayetinin gereksiz bulunduğunu hissettirmek arzu ederdim.

 

8. ETKİNLİK BÖLÜMÜ

A) Aşağıdaki metni noktalama işaretlerine dikkat ederek okuyun.

B) Okuduğunuz metni, metnin kahramanlarından kabul edilen Roza’nın ağzından özetleyiniz.

CEVAP: Eşim Ali Reis ile birbirimizi fazla severdik. Ali fazla zengin biriydi. Karadeniz’in yeşilini fazla severdi. Bu yüzden dağda ormanın içine bir saray yaptırdı. Bir gün denize çıkmak istedi ve takasıyla beraber yol koyuldu. Ancak tekrar sona dönmedi. Seneler süresince sarayın penceresinde onun gelmesini bekledim. Bir gün daha çok beklemek istemedim. Buradan fazla uzaklara gitmeye karar verdim. Bu kadar malı ihtiyacı olanlara vermenin uygun olacağını düşündüm. Giderken ardımda malımın mülkümün paylaşılması mevzusunda bir name bıraktım.

Haber Kaynağı

YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

6. Sınıf MEB Yayınları Türkçe Ders Kitabı 258-259-260-261-262-263. Sayfa Cevapları

HIZLI YORUM YAP

MEBhaber.NET'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

MEBhaber.NET'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

küçükçekmece araç kiralama eyüp evden eve nakliyat