>
  • Ankara 24° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • AKŞAM'A 18:15

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR

#Haber 150 YILDIR KAYIP OLAN BİTKİ BİNGÖL’DE BULUNDU

150 senedir yitik olan nebat Bingöl Üniversitesi Fen -Edebiyat Fakültesi Biyoloji Kısmı öğretim üyesi Prof. Dr. Lütfi Behçet tarafınca PİKOM faaliyetleri kapsamında bulunmuş oldu.

İzine 150 senedir rastlanmayan, bu yüzden Türkiye’deki botanikçilerin “ Kayıp Boğumcuk” olarak adlandırdığı Micromeria (Boğumlu Çay) cinsine ilişik “ Micromeria cymuligera” Prof. Dr. Lütfi Behçet tarafınca “Çapakçur Vadisi’nin Florası (Bingöl)” başlıklı PİKOM projesinin emekleri esnasında bulunmuş oldu.

“Bitkinin Yayılışı Sadece Türkiye’de Var”

Kayıp boğumcuğun yayılışının bir tek Türkiye’de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Lütfi Behçet,  “Micromeria,  Lamiaceae (Ballıbabagiller) familyasına ilişik bir cinstir. Bu cinsin Türkiye’de 8 türünün yayılışı bilinmektedir. Bu türlerden biri de P.E.E. Boissier ve C. Haussknecht tarafınca Türkiye’den (Berit Dağı-Maraş) toplanıp 1879 senesinde piyasaya çıkan ‘Micromeria cymuligera Boiss’ türüdür. Bu tür; yayılışı bir tek Türkiye’de (Türkiye’ye endemik) olan tek senelik bir bitkidir. Ancak Türkiye’de herhangi bir yerde bulunamadığı için bu bitkiye botanikçilerimiz “Kayıp boğumcuk” adını vermişlerdir.  Kekik türleri ailesinden ve tek senelik olan bu türün ıslahı ve kültüre alınması mevzuları üstünde çalışmaların yapılması gerekir. Avrupalı bazı ilim adamları bu bitkiye yoğun alaka göstermektedir ve nebat ile ilgili bazı emek harcamalar yapmış olup yayımlamışlardır” açıklamalarında bulunmuş oldu.

“Bitki Yabancılar Tarafından Türkiye’den Toplanıp Yayımlanmıştır”

Bitkinin yabancılar tarafınca Türkiye’den toplandığını aktaran Prof. Dr. Behçet, “Bu nebat yabancılar tarafınca Türkiye’den toplanıp yayımlanmıştır fakat Türkiye’deki hiçbir Herbaryumda (Türkiye’de yüzlerce herbaryum bulunmaktadır) örneği bulunmamaktadır.  Bu cinsin revizyonunu icra eden araştırmacılar incelemek zorunda oldukları bu türün örneklerini arazide de senelerce aramalarına karşın, bulamadıklarından örneklerin bulunmuş olduğu Cenevre’ye giderek fazla sınırı olan bir izinle örnekleri inceleyebilmiş ve bazı ölçüleri almışlardır. Bu noktada acı bir gerçeğe dikkatinizi çekmek isterim.  Dünyada bir tek devletimizde yetişen ve buradan tanımlanan bu türün tek bir örneğini dahi Türkiye’de bulamıyordunuz ve bitkiyi yüzeysel olarak inceleyebilmek için Avrupa’ya gitmek mecburiyetindeydiniz” dedi.

“Türün Türkiye’deki Varlığını İlk Olarak Bingöl’e Geldiğim 2011 Senesinde Tespit Ettim Ancak … ”

Türün Türkiye’deki varlığını ilk olarak Bingöl’e geldiği 2011 senesinde tespit ettiğini ve o dönemde bir tek beş misal görebildiğini aktaran Prof. Dr. Behçet, sonraki yıllarda bu örnekleri toplamış olduğu sahaların taş ocağı olarak işletilmeye başlandığını, bu yüzden 2018 yılına kadar tekrar bu bitkiye ilişik bir misal bulamadığını söylemiş oldu.

Prof. Dr. Lütfi Behçet açıklamasına, “ Kayıp boğumcuğun 2018 senesinde Çapakçur Vadisi’nde varlıklı bir popülasyonunu bulduk ve bu türün Bingöl’de yayılışı ile ilgili çalışmamızı Avrupa’nın bir dergisinde 2019 senesinde yayımladık.  2020 senesinde da bu bitkiye ilişik tekrar Bingöl’den lakin değişik bir bölgeden bazı numuneler topladık. Böylece bu türle çalışmak isteyenler için fazla mühim kolaylıklar elde etmiş olduk ” sözleri ile devam etti.

Prof. Dr. Lütfi Behçet, bir tek Bingöl’de yayılışı olan bir başka mühim endemik nebat “Beynanesi (Nepeta baytopii  Hedge & Lamond)” ile ilgili  da mühim açıklamalarda bulunmuş oldu.

Kritik Düzeyde Risk Altında Olduğu Söylenen ‘Beynanesi’ Bingöl’de Zengin Bir Yayılıma Sahip

Bitkiler ile ilgili meydana getirilen yanlış değerlendirmelerin daha sonraki araştırmalarda problemlere yol açtığını ifade eden Prof. Dr. Behçet; “Ülkemiz kaynaklarının korunması için lüzumlu tedbirlerin alınması bir zorunluluktur. Fakat herhangi bir taksonun arazideki popülasyon büyüklüğü ve risk sınıflaması ile ilgili yanlış değerlendirmeler yapıldığında söz mevzusu taksonların araştırma amaçlı (eczacılık, kimyasal, tarım, orman, besin vs. ) toplanması gerektiğinde ilgili birimler daha önceki yanlış değerlendirmelerden dolayı izin mevzusunda lüzumlu kolaylığı sağlayamamakta, arasıra çalışmaya engel de olunabilmektedir. Mesela bir tek Bingöl’de yayılışı olan endemik  ‘Nepeta baytopii’ Türkçe adı ile ‘Beynanesi’ bitkisinin tehlikeli sonuç düzeyde risk altında olduğu, 2004 senesinde yazılmış  bir yayında yer verilmiştir. Kritik düzeyde risk,  söz mevzusu taksonun 250’nin altında olgun bireyinin olduğu ve tükenmeye yakın olduğu anlamına gelir. Hâlbuki bu bitkinin Çapakçur Havzası’nda (Yaklaşık 40 km uzunluğunda) ve havzanın kuzeyindeki dağ silsilesinin Muş il sınırına kadar ortalama 100 km süresince uzanan alanda fazla varlıklı popülasyonları ( arasıra melis şeklinde sık halde) tarafımızdan belirlendi” şeklinde konuştu.

“Bingöl’de Bugüne Kadar Bilinen Bitki Türünün Birkaç Katını Sadece Çapakçur Vadisi’nde Belirledik”

 Geçmişten günümüze kadar tüm Bingöl’de malum nebat türü sayısının birkaç sert bitkiyi bir tek Çapakçur Vadisi’nde belirlediklerini söyleyen ve Bingöl’ün umumi olarak flora potansiyelinin bilinmediğine dikkat çeken Prof. Dr. Behçet,   “Bingöl’ün haiz olduğu lokal, bölgesel ve Türkiye genelinde yayılışı olan endemik nebat taksonları açısından Bingöl ile ilgili bilinenler fazla tamamlanmamış ve yetersiz olup gerçeği asla yansıtmıyor. Bizler bugün bile haiz olduğumuz biyolojik kaynak çeşitliliğimizi halen tam ortaya koyamamışız. Buna kanıt olarak her ay Türkiye’den tanımlanıp ilim dünyasının varlığından yeni haberdar olduğu, yeni diri türlerinin bulunmasını gösterebiliriz. Hatta Bingöl’den tarafımızdan tespit edilen ve 2014 yılından bu yana dek dünyanın değişik dergilerinde yayımladığımız 7 takson üstündeki çalışmalarımız ve devam ettirdiğimiz başka emek harcamalar bu iddiamızın en büyük göstergesidir.  Bingöl’de 2020 senesinde yayınlanmış olan yeni türler olduğu şeklinde, üstünde çalıştığımız ve yeni bulunduğunu düşündüğümüz türler de vardır. Bunların her biri bir gen deposu ve varlıklı nebat potansiyelimizi daha da zenginleştirecek mühim kaynaklardır.

“Kalkınma Ve İhtisaslaşma Programı Bizim İçin Büyük Ve Mühim Bir Fırsat Oldu”

 Bilhassa lokal ve bölgesel endemik bitkilerin Bingöl balı için işaret almadaki önemi göz önüne alındığında, flora araştırmalarının ne kadar elzem olduğu ve mümkün olan en kısa sürede yapılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Behçet, “ Bu noktada ‘Kalkınma ve İhtisaslaşma Programı’ bizim için büyük ve mühim bir fırsat oldu. Program kapsamında yeni bitkileri ve Bingöl’ün zenginliklerini ortaya koymaktayız. Bingöl balının aslolan özelliği de Bingöl’ün haiz olduğu benzeri olmayan endemik nebat zenginliğidir. Bu nedenle de programı destekleyen başta Üniversitemiz Rektörü Sayın Prof. Dr. İbrahim Çapak’a, tüm kurum ve kuruluşlara fazla teşekkür ederim” dedi.
 

BİNGÖL GÜNDEM

Haber Kayağı

YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

#Haber 3 YENİ LİSANSÜSTÜ PROGRAMI AÇMA TALEBİNE YÖK’TEN ONAY

Hızlı Yorum Yap

MEBhaber – Meb Haber – Öğretmen Haberleri – Meb Son Dakika – Meb Personel'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

MEBhaber – Meb Haber – Öğretmen Haberleri – Meb Son Dakika – Meb Personel'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.