>
  • Ankara 23° PARÇALI AZ BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • ÖĞLE'YE 12:53

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR

#Haber İSRAİL İLE ANLAŞAN ÜLKE KAYBEDİYOR



BAE ve Bahreyn’in İsrail ile iş birliği anlaşmaları dünyanın gündeminde. Ancak tarihî kayıtlar İsrail ile anlaşan ülkelerin hepsinin kaybettiğini gösteriyor

OSMAN SAĞIRLI

ABD Başkanı Donald Trump’ın vesilesiyle İsrail’in Birleşik Arap Emîrlikleri (BAE) ve Bahreyn’le yapmış olduğu anlaşmalar gündemde yerini korumaya devam ediyor. Çabaları sebebiyle Nobel’e aday gösterilen Trump, önümüzdeki süreçte minimum yedi –  sekiz Arap ülkesinin daha İsrail ile anlaşacağını duyurdu. Fakat tarih İsrail ile anlaşan ülkelerin kayıpları ile dolu. Mısır, Ürdün, Moritanya ve Filistin geçmişte en fazla yitik yaşayan ülkeler. Suudi Arabistan’ın göz kırptığı, BAE ve Bahreyn’in ise imzaladığı anlaşmaların neticeleri ise gelecek günlerde ortaya çıkacak. İşte İsrail ile meydana getirilen anlaşmalar ve neticeleri itibarıyla ortaya çıkan tablo:
17 Eylül 1978’de Mısır ve İsrail ABD Başkanı Jimmy Carter’ın aracılığı ile sulh antlaşmasının temeli atıldı. Camp David’de varılan uzlaşılar bir Arap devleti ile İsrail içinde imzalanacak olan ilk sulh antlaşmasının metni oldu ve görüşme edilmiş olduğu yerin adı ile anıldı.
‘Camp David Sözleşmeleri’ olarak tarihe geçen süreçte Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat ve İsrail Başbakanı Menahem Begin, 12 gün devam eden saklı pazarlıklar yapmış oldu. Antlaşma ile ilk kez bir Arap ülkesi İsrail’i resmen tanımış ve ele geçirdiği topraklar üstündeki varlığını meşru kabul etmiş oldu. Sözleşme, altı ay sonrasında 26 Mart 1979’da bir resmî sulh antlaşması olarak imzalandı ve bu antlaşmaya nazaran İsrail askerî birliklerini Sina Yarımadasından çekerek bölgeyi Mısır’a art verdi. Diplomatik ilişkiler 1980’de normale döndü ve ticari ilişkiler canlandı. ABD yardımıyla Camp David’de birçok mevzuda uzlaşma sağlandı. Ancak umumi olarak İsrail’in kazancı ile sonuçlanan bir metin ortaya çıktı. Menahem Begin ve Enver Sedat, 1978 senesinde Nobel Barış Ödülünü beraber aldı.

MISIR’IN İTİBARI GİTTİ
Mısır’ın İsrail ile olan anlaşmasından dolayı saygınlık haricinde kaybettikleri küçümsenemeyecek kadar çok. Ilk olarak Sina Yarımadası askerden arındırıldı. Bugün hâlen gerginliğin temelini oluşturan ve Mısır’ın toprakları olmasına karşın asker bulunduramadığı yerlerden biri. Son dönemlerde terör örgütü DEAŞ bahanesiyle bölgeye girme çabaları olsa da değişen bir vaziyet yok.  Dahası Mısır Sina’daki Abu Rudeis ve Ras Sudar petrollerinden düşük fiyatla İsrail’e 4,5 milyon ton petrol satmak zorunda. Bu da ağırbaşlı bir ekonomik yitik.
ABD Camp David ile resmen İsrail’in yanında bulunduğunu 9 ayrı madde ile kayıt altına aldı.  Bu antak kalma aslen İsrail’in geleceğini garantiye almış oldu. Bir nevi Mısır kendi eliyle İsrail’in geleceğini güvence eden anlaşmalara imza attı. İsrail’in Camp David’e nazaran Filistin’deki asker azaltması gerekirken, İsrail hem Filistin hem de Mısır sınırında asker sayısını 2005’e kadar arttırdı.

ÜRDÜN KÜÇÜK ALANDA HAPSOLDU
Mısır’ın peşinden 1994 senesinde İsrail ile ilişkilerini normalleştiren ikinci Arap ülkesi Ürdün oldu. 1994’te İsrail ile anlaşan Ürdün de Mısır şeklinde anlaşmadan kayba uğrayan ülkelerden biri. Hem toprak hem de ekonomik kayıplarla sonuçlanan antak kalma Ürdün’ü Orta Doğu’da ufak bir alana hapsetmiş oldu. Ürdün, İsrail ile anlaşarak Batı Şeria’daki haklarının tamamından caymak mecburiyetinde bırakıldı. Ki İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun seçim vaatleri içinde yer edinen Batı Şeria Vadisi ağırbaşlı tartışmalara neden oldu. Ürdün ve Yermük nehirlerinin suları İsrail’e vermek zorunda kalındı. Ve anlaşmalara nazaran İsrail içindeki Ürdün toprağı sayılan El Bakura ve Hamry’de İsrail izinsiz ziraat yapmış oldu.

FİLİSTİN’İN YÜZDE 80’İ İŞGAL ALTINDA
1993-1995 yıllarında Oslo’da sağlanan Filistin- İsrail mutabakatının da kazananı kuşkusuz İsrail oldu.
Oslo görüşmeleri sonrasında Filistin’in topraklarının yüzde 80’i İsrail’e kaldı. Kudüs’ün durumu nihai anlaşmaya bağlanarak, âdeta İsrail’e bırakıldı. Ki nihayet olarak Trump’un girişimiyle birçok diyar büyükelçiliklerini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıdı. Yasa dışı Yahudi yerleşimleri yasallaştı. Bugün Filistinlilere ilişik araziler devlet eliyle, üstelik de internasyonal hukuka aykırı olduğu tescillenmesine karşın yerleşimcilere açılıyor.
Dünyada nüfusundan çok insanının vatan haricinde sığınmacı olarak yaşamış olduğu tek ulus Filistinliler. Bu antak kalma ile Filistinli sığınmacılar kapsam haricinde tutuldu. 1999 senesinde Moritanya ABD ile terör iş birliği yapabilmek için İsrail ile anlaşmaya gitti. İstediği yardımları alamadı. 2009’da Gazze’ye İsrail saldırısıyla beraber antak kalma bozuldu. Moritanya kaybetmiş olduğu itibarı ile yetindi.

KURTULUŞ MU BATIŞ MI?
Gelelim Birleşik Arap Emîrlikleri, Bahreyn ve İsrail ile anlaşması olası ülkelerin durumuna. Afrika ve Orta Doğu’daki varlığı, İran korkusu ve biten petrol sonrası ekonomik endişeler BAE’nin İsrail sermayesini ve himayesini dolayısıyla ABD müttefikliğini güvence anlamına geliyor. Bahreyn, bu anlaşmanın faturasını ağır ödemesi olası ülkelerden. Halkın büyük çoğunluğu Şii olan dolayısıyla genetik olarak Yahudi karşıtı olan halkın anlaşmayı hoş karşılaması mümkün görünmüyor. Halka karşın meydana getirilen bu anlaşmanın Bahreyn’in toplumsal yapısını bozması an meselesi.
Anlaşma yapması olası ülkelerden biri de Sudan. Ancak Sudan’da da halkın bu anlaşmaya karşı çıkmış olduğu biliniyor. Zaten dahil kargaşalık yaşayan Sudan’ın bir süre daha antak kalma yapması beklenmiyor. Anlaşma icra eden ülkelerin kazanımlarına nazaran devinim etmesi güçlü olasılık.
Cezayir, Tunus ve Irak’ın antak kalma yapma ihtimali fazla zayıf.  Umman, Kuveyt ile İsrail arasındaki antak kalma fazla kısa sürede açıklanabilir.
Katar, İsrail’in ticari ve gezim bürolarına müsaade eden ilk ülkelerden biri sadece resmî olarak antak kalma yapmayacaklarını duyuran ilk diyar.
Moritanya’nın da yine antak kalma zemini aramış olduğu bildiriliyor. Fas-İsrail ilişkileri gayriresmî olarak fazla iyi. Ancak resmî münasebet kurup kurmayacağı belli değil. Lübnan’ın tekrardan münasebet kurması ise yeni yönetime bağlı.

BAE VE BAHREYN’İN İSRAİL İLE İLİŞKİLERİ NORMALE DÖNDÜ
İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik merasim 15 Eylül’de Washington’da gerçekleştirilmişti. Beyaz Saray’da düzenlenen törende anlaşmaya ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid en-Nahyan ve Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid ez-Zeyani imza atmıştı.

TÜRKİYE GAZETESİ



Haber Kayağı

YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

#Haber #MEB …

Hızlı Yorum Yap

MEBhaber – Meb Haber – Öğretmen Haberleri – Meb Son Dakika – Meb Personel'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

MEBhaber – Meb Haber – Öğretmen Haberleri – Meb Son Dakika – Meb Personel'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.