>
  • Ankara 16° HAFİF YAĞMUR
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • ÖĞLE'YE 12:53

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR

#Haber KAMU YÖNETİCİLERİNE KURUMLARINDA GEÇİRDİKLERİ ZAMANLA İLGİLİ HATIRLATMALAR

Bugünkü yazımızda halk kurumlarında en kıymetli varlığımız olan zamanı nasıl ne şekilde geçirdiğimize ilişkin olarak orta yada üst aşama yöneticilerine yönelik tehlikeli sonuç hatırlatmalarda bulunacağız.


Yenitan Gazetesinden Ahmet Meşhur bugünkü yazısında halk yöneticilerinin kurumlarda geçirdiği zamana ilişkin açıklamalarda bulunmuş oldu.

Meşhur yazısında:

Zamanı sınırsız olan yöneticiler var mı?

İnsan hayatındaki en kısıtlı, bununla beraber da art döndürülemez en kıymetli varlığın vakit bulunduğunu bir Alman atasözü fazla güzel anlatır: “Ahmaklar vakit kaybetmenin, akıllılar ise vakit kazanmanın uğraşı içindedir.”

Acaba insan hayatında fazla kıymetli olan dönemin halk kurumlarındaki kullanımı Alman atasözüne uygun mu yoksa tam tersi yönde mi kullanılıyor? Elbette Almanları sevmediğimiz için sözleri de anlam ifade etmeyen diye düşünerek halk kurumlarında fazla rasyonel bir vakit yönetimi kullanmayız. Adeta zamanı boş geçirmenin çaba ve gayreti içinde olunduğu durumların varlığından anlatmak fazla da abartı olmayacaktır. Elbette istisnaları tenzih ediyoruz.

Bu bağlamda halk yöneticilerinin sınırsız zamanı varmış şeklinde devinim ettiğine çokça tanık olmuş olursunuz. Keşke yalnız kendi zamanlarının sınırsız bulunduğunu düşünseler ona da razı olacağız. Çoğunlukla yöneticilerin toplantı için astlarını çağrı ettiklerini ve uzunca bir bekleyişten sonrasında kendilerinin toplantıya katıldıklarını duyar, görür ve yaşarsınız. Saatlerce astlarının zamanını plansız bir halde zayi eden bir yöneticinin vakit yönetimini bildiğini ve kavradığını iddia edebilir miyiz? Birde uzun, anlam ifade etmeyen ve sonuçsuz toplantılarla geçirilen zamanı görünce halk kurumlarında dönemin sınırı olan ve en kıymetli varlık bulunduğunu kim iddia edebilir?

Eğer vakit kıymetliyse niçin bu kadar çarçur edilir? Bazen bir saatlik sürede bitmesi ihtiyaç duyulan bir toplantı niçin saatlerce sürer ve hiçbir netice alınamaz? İşte cevaplanması ihtiyaç duyulan aslolan sorular bunlardır.

Zaman doğru yönetilmiyorsa hiçbir şey yönetilmiyor anlama gelir

Peter Drucker; “bir işletmede vakit doğru yönetilmiyorsa hiçbir şey yönetilmiyor anlama gelir” diyor. Bu pencereden bakıldığında toplantı yönetimindeki performans o kurumun doğru yönetilip yönetilmediğinin de göstergesidir.

Toplantılar gerilmiş ve hakaretlerin havada uçuştuğu bir ortamda mı yoksa saygı ve hoşgörünün hakim olduğu bir ortamda mı yapılıyor? Alınacak yanıt hiçbir izaha muhtaç duyulmadan yönetimin standardını ortaya koyacaktır.

Yine toplantılarda konuşulan konuların ne kadarının mevzu ile ilgili olup olmadığı da toplantı yönetimin ve yöneticinin standardını ortaya koyacaktır. Daha fazla yönetici mi konuşuyor yoksa her insanın fikrini açık bir halde ortaya koymasına fırsat vererek en iyi sonuca ulaşmaya mı çalışılıyor? Bazen kendinden başka kimseyi beğenmeyen yöneticiler, yalnız kendileri konuşarak toplantıyı açar ve kimseyi konuşturmadan da toplantıyı kapatırlar. Konuşmaya çalışanlar da konuştuklarına pişman edilirler.

Durdurulamayan, art getirilemeyen ve yavaşlatılamayan dönemin etkin yönetimi rasyonel yönetimin mühim bir nitelik göstergesidir. Bunun içindir ki zamanı etkin yönetmek bununla beraber kendimizi de etkin yönetmek anlamına gelmektedir. Yani vakit yönetiminde, insanoğlunun kendini ve işlerini nasıl ne şekilde yönettiği de ortaya çıkmaktadır.

Yöneticiler vakit yönetimini ne kadar etkin kullanıyor?

Eğer zamanı yönetmezseniz vakit sizi yönetmeye adım atar ve aniden en kıymetli varlığımız anlam ifade etmeyen fiil ve işlemlerle tükenir gider. Bu çerçevede yöneticilerinin vakit israfına neden olan mevzuları aşağıda sıralayacağız:

1- Plansızlık

Eğer yöneticinin günlük planı yoksa neye ve ne kadar vakit ayıracağını hesaplayamaz. Bazen en anlam ifade etmeyen mevzulara saatlerce vakit ayrılırken arasıra de en tehlikeli sonuç mevzular vakit yetersizliğinden oturmadan çözülmeye çalışılır. Birde plansızlığını unutarak gece yarılarına kadar çalışıyor görüntüsü veren yönetici tipleri vardır. Bu nedenle yöneticiler tembel öğrenci formatından çıkarak her mevzuya gerektiği kadar vakit ayırmayı öğrenmelidirler. Ancak, kendi zamanının kıymetini bilmeyen bir yöneticinin başkalarının zamanına kıymet vermesini beklemek nafiledir.

2- Fazla uzun devam eden ve beklenmeyen telefon görüşmeleri

Fazla uzun devam eden ve beklenmeyen telefon görüşmeleri de yöneticilerin zamanını değirmen şeklinde öğütür. O şekilde ki en kıymetli vakit dilimleri rutin telefon görüşmeleriyle heba edilir gider. Bu şekilde olunca da zihinsel çaba gerektiren mevzulara kafi vakit kalmaz. Bunun içindir ki akıllı yöneticiler en dinç oldukları zamanı rutin işlere ayırmazlar.

3- Açık kapı politikası ya da kurum dışı mevzular

Bazı yöneticiler için kurumlarıyla alaka ve alakası olmayan birçok mevzu, saatler devam eden vakit yitirilmesine dönüşebilmektedir. Bazen bir gazete haberi ya da benzeri bir mevzu yöneticinin zamanını alıp götürür. Yine açık kapı politikası gereğince ilgili ilgisiz her mevzuya çözüm getirme gayreti ya da başkalarının sorunlarını çözmek için kendini vazifeli sayma politikası aslolan çözülmesi ihtiyaç duyulan konuların ötelenmesine neden olabilmektedir.

Bazı yönetici tipleri vardır ki kendi mevzuları ve işleri haricinde her mevzuda ahkam kesmeye kendilerini işgören hissederler. Bu yöneticiler en ulaşılabilir yönetici tipleridir. Randevulu yada randevusuz her daim bunlarla görüşmek ve dertleşmek mümkündür. Bunlar adeta mavi boncuk çerçileri gibidir. Bunlar görevden ayrılınca geride kurumsallık namına hiçbir şey kalmadığı şeklinde geride büyük bir yıkıntı kalır ve açtıkları yollar adeta kapanmaz hale gelir. Eğer bunlardan sonrasında disiplinli ve ilkeli bir yönetici iş başına gelmişse yeni yöneticinin kötü karakter olması alınyazısı haline gelecektir. Şundan dolayı hiçbir şey mevzuata uygun yapılmadığı için tutulan her şey elde kalacaktır.

4- Randevusuz ziyaretçiler

Bazen ayıp olmasın diye kurumunuzun önünden bir çay içmek için geçerken uğradım diyen tiplere çoğunlukla rastlanır. Planlı ve disiplinli çalışan yöneticiler zamanlarını fazla etkin kullandıkları için bunlarla randevusuz görüşmek zor olsa gerek. Aynı zamanda da bunlar antipatik yönetici tipleridir. Geçerken ziyaret edeyim dedim de adam bizle görüşmedi, adi burnu büyümüş şeklinde sözler havada uçuşur.

Plansız yöneticiler için dönemin hiçbir önemi olmadığı için onlarla istenildiği vakit randevulu yada randevusuz görüşme imkanı vardır. Bunlar adeta “gönül ne çay ister ne çayhane gönül söyleşi ister çay bahane” formatında iş yaparlar. İş söylediğin nedir ki yönetici söylediğin açık kapı politikası izlemeli ve insanları hoşnut etmelidir.

5- Başka kurum ziyaretleri

Yöneticilerin adeta kulis ve çevre edinme tutkuları için başka kurumlara mesai saatlerindeki ziyaret turları da vakit israfıdır. Biz buna israf nitelemesi yaparken birçok yönetici için bu tür ziyaretler adeta velinimet gibidir.

Bu şekilde olunca da ziyaret dönüşünde biriken işler için birilerinin kurumda kendileriyle kalması gerekmektedir.

Kamu yöneticilerinin yukarıda sırladıklarımıza ne kadar uygun devinim edip etmediklerini normal olarak kendilerine sorarak muhasebe yapmaları gerekiyor. Unutulmamalıdır ki vakit fazla kısıtlı ve kıymetli olduğundan birde bakılmış ki yöneticilik kuş olup gitmiş ve geride yıkıntı kalmış. Bize emanet edilen kurumlarda geçirdiğimiz zamanı, nasıl ne şekilde ve hangi işlerle geçirdiğimizden hesaba çekileceğimiz unutulmadan hesaba çekilmeden evvel kendimizi hesaba çekmemizde yarar bulunduğunu düşünüyoruz.

YENİ ŞAFAK

Haber Kayağı

YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

#Haber 150 YILDIR KAYIP OLAN BİTKİ BİNGÖL’DE BULUNDU

Hızlı Yorum Yap

MEBhaber – Meb Haber – Öğretmen Haberleri – Meb Son Dakika – Meb Personel'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

MEBhaber – Meb Haber – Öğretmen Haberleri – Meb Son Dakika – Meb Personel'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.