>
  • Ankara 16° AZ BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • İMSAK'A 05:50

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR

#Haber MEB’DE KİMİN NE DEDİĞİNİN ANLAŞILAMADIĞI BÜYÜK BİR UĞULTU HÂKİM!



Hür Eğitim-Sen Genel Sekreteri Ali Aydın pandemi sürecinin başından bugüne dek ilave dersten diri derse, resmi yazılardan okullardaki pratiklere kadar pek fazla mevzuda MEB’in uygulamalarını eleştirdi. Aydın açıklamasında “MEB’de kimin ne dediğinin anlaşılamadığı büyük bir uğultu başat.” dedi.

Kovid-19 salgını sebebiyle mart ayı itibarıyla okulların dinlence edilmiş olduğu günden beri ulusal eğitim tarihinde daha evvel asla deney etmediğimiz bir süreci yaşıyoruz.

Haziran ayına kadar olan aşama bir halde atlatıldı, meydana gelen aksamalar da yabancı olunan bir süreç yaşandığı için tolere edildi ve yaz tatiline girildi. Tatil süresince de sık sık bütün hazırlıkların tamamlandığı bilgisi verildi.

A, B ve C seçeneklerinin hepsine hazırlıklı olduğumuz, mümkün bütün koşullara gore planlamamızın hazır olduğu söylendi.

Sayın Bakan’a gore okula yarın dönmeye de asla dönmemeye de hazırlıklıydık.

Ancak yaz periyodunun arkasından okulların açıldığı 24 Ağustos’tan beri görüyoruz ki yeni devrin uzun bir süre bu koşullarda geçeceği öngörülmesine karşın ağırbaşlı bir hazırlık yapılmamış.

MEB şu an her mevzuda büyük bir baş karışıklığı yaşıyor!

En büyük münakaşa ilave ders ücretleri mevzusunda yaşanıyor ve şu an hiçbir öğretmen ilave ders alıp almayacağı mevzusunda net bir fikre haiz değil.

Konuyla ilgili gösterilen resmi yazılar anlaşılmaktan ırak bir üslupla, muğlak ifadelerle yazılıyor!

Günlerce yazıda ne denmek istendiği tartışılıyor. Yazıdan, ilave ders alınamayacağı benzer biçimde bir netice çıkarılırken Sayın Bakan TV’lere çıkıp hepimiz ilave dersini alacak deyiveriyor.

Aynı şekilde telafi sürecinden beri yapılmakta olan, öğretmenlerin uzaktan eğitim verirken bununla birlikte okula gidip gitmeyecekleri tartışması hala çözülebilmiş değil.

Üç haftalık telafi dersleri döneminde gösterilen resmi yazıda ne söylendiği yedi gün kadar tartışıldıktan sonrasında öğretmenlerin okula gitmesi gerektiği sonucuna varıldı ve öğretmenler kimi okullarda haftada bigün, kimi okullarda her gün okula gittiler. Bazı okullar ise öğretmenini okula asla çağırmadı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  10 MİLYON ÖĞRENCİYE REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETİ

Bu konudaki muğlaklık ve baş karışıklığı halen devam ediyor.

21 Eylül itibarıyla düzgüsel eğitim sezonu başladı ve anne sınıfları ile ilköğretim birinci sınıflar haricinde uzaktan eğitime devam sonucu alındı. Fakat ekran başlangıcında ders veren öğretmenin bununla birlikte okula da gidip gitmeyeceği mevzusu belirsizliğini korumaya devam ediyor. Okulların büyük kısmı haftalık diri ders programını verdiği öğretmeni boş gününde okula çağırıyor. Öğretmenler sabah 9.00’da gittikleri bomboş okulda öğlen 13.00’e kadar hiçbir iş yapmadan oturup evlerine dönüyorlar. Giriş ve çıkış imzaları atılıyor, gelmeyene işlem yapılıyor. Hiç kimse okula sebep gittiğini, ne amaçla üç dört saat okulda bekletildiğini bilmiyor.

Canlı ders mevzusunda da kimi okullar öğretmene hafta sonu da dâhil bütün güne yayılmış ders programları vererek her sınıfa tek tek ders verdirirken kimi okullar şube birleştirmesi yapıyor. Hatta bazı okulların idarecileri EBA ile yetinmeyip öğretmenine hem EBA hem de Teams, Zoom yada Meet benzer biçimde programlar üstünden ders tanımlıyor. Bazı okullar yoklamayı mecburi tutarken bazıları yoklama hayata geçirmeye gerek duymuyor. Yine bazı okullar öğretmenden, diri dersi yaptıktan sonrasında okula gidip ders defterini senelik plana uygun şekilde doldurmasını istiyor.

Yukarıda verdiğimiz örnekler benzer biçimde pek fazla mevzuda okullarda belirsizlik yargı sürüyor.

Çözümü fazla yalın olan meseleler mesele yumağı haline gelmiş durumda!

Ortada açık, anlaşılır, iyi bir Türkçe ile yazılmış net bir resmi ova olmadığı için okullarda kaos yaşanıyor!

MEB’de kimin ne dediğinin anlaşılamadığı büyük bir uğultu başat!

İdareciler herhangi bir soruşturmaya maruz kalmamak için yoğurdu üfleyerek yemeyi tercih ettiğinden anlamı ve amacı olmayan absürt uygulamalarla, öğretmenleri inanmadıkları şeyleri hayata geçirmeye zorluyor.

Maksat kâğıt üstünde her şeyin nizami olarak yapıldığını belgelemek!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  #Haber EHLİYET VE KİMLİKTE YENİ DÖNEM

Oysa devlet yönetimi ciddiyet gerektirir. Gerekli planlama ve hazırlıklar yapılır ve sahadaki bütün unsurlar üzerine düşeni herhangi bir karmaşa yaşamadan yerine getirir. Yapılan her iş ve işlem de bir boşluğu doldurmak, ihtiyacı karşılamak, açığı kapatmak için yapılır. 

İdareci neyi, ne için istediğini bilmiyor, onun zevahiri kurtarmaya yönelik amaçsız ve hedefsiz işlere zorladığı öğretmen de inanmadığı, anlamı olmadığını düşündüğü bir şeyi yapıyor.

Anlamlı bir sonucun çıkmasının beklenemeyeceği bu münasebet biçimi ve ergonomik, okul idarecilerini de öğretmeni de yoruyor.

Yaptığı işin anlamsızlığını, önemsizliğini algı eden bir insanoğlunun bu işlerle sarmalanması açık ki kendisiyle, kurumuyla ve muhatap olduğu öğrencileriyle ilişkisini aşındırır, saygınlığına halel getirir.

MEB’in bünyesinde boy veren bu kaotik ortam ve bununla beraber gelen bahsettiğimiz münasebet biçimi itimat yitirilmesine uğrayan MEB’i de itibarsızlaştırmaktadır.

Bu düzenekten ve karmaşadan geleceğimize umutla bakmamızı sağlayacak bir kalite beklemek beyhudedir!

Maalesef ”mış benzer biçimde” meydana getirilen uygulamaların hepimiz tarafınca görüldüğü, kabullenildiği ve normalleştirildiği bir orta derecede ne meydana getirilen işe, ne işi yapana, ne de işi uhdesinde tutan bakanlığa saygı duyulur.

Ali Aydın/ Hür Eğitim-Sen Genel Sekreteri

egitimbulteni.com



Haber Kayağı

YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

#Haber BU İLLERDE YAŞAYANLAR DİKKAT! METEOROLOJİDEN SON DAKİKA UYARISI

Hızlı Yorum Yap

MEBhaber – Meb Haber – Öğretmen Haberleri – Meb Son Dakika – Meb Personel'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

MEBhaber – Meb Haber – Öğretmen Haberleri – Meb Son Dakika – Meb Personel'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.