>
  • Ankara 21° AZ BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR

#Haber ORTA VADELİ PROGRAM'DA KAMU PERSONELİNE YÖNELİK NELER YER ALIYOR?




Yeni Tan Gazetesi yazarı Ahmet ÜNLÜ bugünkü yazısında 29 Eylül’de Resmi Gazete’de piyasaya sürülen Orta Vadeli Program’da yer edinen memurlara yönelik düzenlemeleri köşesine taşımıştır


5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda Orta Vadeli Program’ın Cumhurbaşkanlığı tarafınca eylül ayının ilk haftasına kadar hazırlanacağı ifade edilmiştir. Hazırlanan Orta Vadeli Program, 29 Eylül 2020 tarihindeki Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bu programda halk personeline ilişkin birçok mevzuya yer verildiğini görüyoruz. Bu yazımızda programda halk personeline yönelik düzenlemeleri açıklamaya çalışacağız.

Norm kadro çalışmasına başlanacak

2020-2022 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program’da yer almış olduğu şeklinde 2021-2023 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program’da da bizim senelerdir gündeme getirmeye çalıştığımız kamuda yapılması ihtiyaç duyulan ölçü kadro emek harcamaları ile ilgili fazla mühim bir düzenlemeye yer verildiğini görüyoruz.

Norm kadro emek harcamaları, hedeflendiği şeklinde tamamlanmış olsa dahi fazla büyük bir iş yapılmış olacaktır. Norm kadro emek harcamaları halk kurumlarının adeta MR’ını çekmektedir. Bu çerçevede programda şu ifadelere yer verilmiştir; “Kamuda kadro ve pozisyonların iş tanımları yapılacak, çalışanların yetkinlikleri belirlenecek, ölçü kadro emek harcamaları gerçekleştirilecek, iş tanımı ve yetkinlikler dikkate alınarak ölçü fazlası personelin tekrardan yerleştirilmesi yapılacak, hedef ve yetkinlik bazlı performans değerlendirme sistemi oluşturularak başarıya ulaşmış personelin ödüllendirilmesini sağlayacak Kamu İnsan Kaynakları Yönetim Sistemi kurulacaktır.”

Kamuda işgücünün dengeli dağılımının sağlanmasında fazla ağırbaşlı güçlükler yaşanmakta hatta Sayıştay raporlarına mevzu olmaktadır. Bilhassa memurların özür durumuna bağlı yer değişiklik yapma talepleri personelin dengeli dağılımının sağlanmasını zorlaştırmaktadır. Senelerce bütçe kanunlarına yargı konularak personel dağılımındaki dengesizliğin giderileceği belirtilmişti. Ancak, mesele bir türlü çözülemedi ve lüzumlu adımlar atılamadı.

İşte programda belirtildiği şeklinde bu ölçü kadro emek harcamaları oldukça önemlidir. Norm kadro çalışmalarının temeli ise iş analizlerine nazaran yapılacak vazife tanımlarına bağlıdır. Yani ölçü kadro emek harcaması tamamlanmadan hangi kurumda personel yığılmasının oluştuğunu belirlemek derhal derhal imkansızdır.

Daha önceki programlarda da ölçü kadro çalışmalarından bahsedilmişti

Yaklaşık olarak 2000 senesinde kamuda bir tüm olarak başlatılan ölçü kadro emek harcamaları büyük bir hızla devam ederken halk kurumlarının tekrardan yapılandırılması nedeni öne sürülerek durdurulmuş, tekrar da raftan indirilmemişti. Daha önceki programda; “Kamu sektöründe çalışanlar için kabiliyet ölçümü, yine yerleştirme ve ölçü kadro emek harcamaları yapılacak, halk sektörü insan kaynağının mükafat ve performans sistemleri vasıtasıyla etkin yönetimi sağlanacaktır” ifadesine yer verilmişti. Bu yılki programda da kesin bir halde ölçü kadro çalışmalarına başlanacağı ifade ediliyor. Ancak, şu anne kadar bu mevzuda kesin bir adım atıldığını göremedik. Temennimiz bu programla beraber bu mevzuda acil adımlar atılacağıdır.

Üzülerek belirtmek zorundayız ki MEB’deki ölçü kadro fazlası öğretmenlerin iller arasındaki ve il içindeki dengeli dağılımının dahi yapılamadığı bir ortamda kurumlar arası ölçü kadro fazlasının nasıl ne şekilde dağıtılacağı mühim bir sual olarak önümüzde durmaktadır. Demek ki süslü ifadeler problemi çözmeye yetmiyormuş. Bilhassa MEB’in bu mevzuda sessizliğini korumasına şaşmamak mümkün değildir. Yani hem öğretmen ihtiyacı hem de 50 bine civarında ölçü kadro fazlası var. Eğer netice MEB’deki şeklinde olacaksa o vakit ölçü kadro çalışmasına ne gerek var ki.

Kamu kesiminde kabiliyet ölçümünün oldukça mühim olmasına karşın bunun nasıl ne şekilde yapılacağını ve kabiliyet ölçümünün oldukça izafi bulunduğunu ifade etmiştik. Geçen yılki ve bu yılki programda kabiliyet ölçümünden bahsedilmemesi mevzunun zorluğunun anlaşıldığını gösteriyor.

Yine programda halk sektörü insan kaynağının mükafat ve performans sistemleri vasıtasıyla etkin yönetiminden bahsedilmesi oldukça önemlidir. Unutulmamalıdır ki halk yönetiminde performans sistemi kurulması hem güç hem de işletilmesi sıkıntılıdır. Performans sistemi nitelikli yönetim ekibiyle paralel gitmesi ihtiyaç duyulan bir süreçtir. Ayrıca, yıllardan beridir halk yönetiminde performans yönetimi sistemi uygulanacağı ifade edilmesine karşın hayata geçirilememiştir. Ayrıca, ölçü kadro emek harcaması tamamlanmadan da performans yönetimi yapılması oldukça zor olsa gerek.

Programda öğretmenlere ve okul yöneticiliğine yönelik neler var?

Daha önceki programda yer edinen ifadelerin aynısına yeni programda da yer verildiğini görüyoruz. Programda öğretmenlere yönelik olarak şu hususlara yer verilmiştir; “Eğitimde adaletin sağlanması amacıyla; Öğrenciler, okullar ve bölgeler içinde mali kaynak, öğretmen ve yönetici niteliği, eğitim donanımı ve kazanımlar açısından oluşan farklılıkların azaltılması için okulu merkeze alan bir sistem yaklaşımı benimsenecek, okul yöneticiliği güçlendirilecek, eğitim nitelik endeksi oluşturulacak, deneyimsiz öğretmenler desteklenecek.” Daha önceki programda yer edinen “dezavantajlı okullara pozitif ayrımcılık yapılacaktır” ifadesinin çıkarıldığını görüyoruz.

Yönetimde liyakAte odaklanılacağına tekrar yer verilmedi

Daha önceki yazılarımızda en çok üstünde durduğumuz konulalar içinde yer edinen husus, liyakatsiz yöneticilerle başarıya ulaşmış netice alınamayacağıdır. Ancak, bu yılki programda bu mevzuda açık ifadelere rastlayamadık. Önceki programda; iktisat yönetimi ile ilgili kurumların tekrardan yapılandırılacağı, liyakat ve performans odaklı insan deposu yönetimiyle kurumlara güvenin artırılacağı, süratli karar alan, piyasaların ve özel sektörün önünden giden ve özel sektörün önünü açan bir yönetim anlayışının benimseneceği, finansal istikrarı ve güvenliği temel alan yeni bir finansal mimari oluşturulacağı ifade edilmesine karşın yeni programda benzer ifadeleri göremedik.

Sağlıkta performansa dayalı ödeme sona mı eriyor?

Daha önceki Programda; “Kamu hastanelerinde, klinik nitelik, yurttaş memnuniyeti, operasyonel etkinlik ve verimlilik alanlarında gösterilen performansın dizgesel şekilde takip edileceği ve sıhhat mensubunun teşvik mekanizmasının parçası haline getirileceği ifade edilmişti.” Ancak, daha önceki programlarda olan bu ifadeleri yeni programda göremedik. Acaba bu yöntemden vaz mı geçildi?

Kamuda esnek çalışma sistemine geçilecek mi?

Daha önceki programda esnek çalışma ile ilgili geniş ifadelere yer verilmesine karşın bu yılki programda asla değinilmiştir. Daha bundan önceki programda halk kurumlarının ve çalışanların gereksinim ve tercihleri uyumlaştırılarak hizmetin özelliğine nazaran uygulanacak esnek çalışma modelleri ile çalışanların iş hayat dengesini kurarak aile ve toplumsal yaşamlarına, kurs ve eğitim programlarına daha çok zaman ayırabilmelerinin sağlanacağından bahsedilerek halk kurumlarının esnek çalışma ile iş tatmini ve verimi yüksek işgücüne haiz olmalarının sağlanacağı ifade edilmişti.

Esnek çalışma sistemi oldukça geniş bir kavramdır. Ancak, işçi statüsündeki hanım halk mensubunun yarı zamanlı emek harcaması hayata geçirilmesine karşın hanım memurların yarı zamanlı çalışmasının dahi şuana kadar çıkarılamayışı üstünde düşünülmesi gerekmektedir.

Kamu mensubunun makam araçlarına asla değinilmemiş

Kamu hizmeti sunumuyla direkt ilişkisi olmayan makam aracı, lojman ve toplumsal tesislere yönelik harcamaların sınırlandırılacağı ifadesine bu yılki programda da değinilmemiştir. Sosyal tesislerin özelleştirilmesine ve makam araçlarına asla değinilmediğini görüyoruz. Demek ki bu problemler kökten çözülmüş. Programın ülkemiz için hayırlar getirmesini temenni ediyoruz.

Ahmet ÜNLÜ

YENİ ŞAFAK



Haber Kayağı

YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

#Haber 04 EKİM 2020 TARİHLİ VE 31264 SAYILI RESMİ GAZETE YAYIMLANDI

Hızlı Yorum Yap

MEBhaber – Meb Haber – Öğretmen Haberleri – Meb Son Dakika – Meb Personel'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

MEBhaber – Meb Haber – Öğretmen Haberleri – Meb Son Dakika – Meb Personel'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.