>
  • Ankara 18° PARÇALI AZ BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • ÖĞLE'YE 12:53

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR

#Haber YALÇIN: GEREKLİ ÖNLEMLER ALINARAK YÜZ YÜZE EĞİTİME BAŞLANMALI



Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel BaşkanıAli Yalçın, öğrenme kayıplarının tespit edilerek, öğrencilerin informasyon ve beceri durumlarına uygun telafi eğitimi programının uygulanması icap ettiğini söylemiş oldu.

Öğrencilerin mühim bir kısmının diri derslere katılmadığı dikkate alındığında, öğrenme kayıplarının hem okullara nazaran hemde aynı okul içinde farklılaştığına dikkat çeken Yalçın, “Bazı öğrencilerin asla, bazı öğrencilerin oldukça azca uzaktan derslere katılmış olduğu dikkate alınarak öncelikli olarak öğrencilerin informasyon ve beceri düzeyi tespit edilmeli,öğrencilerin informasyon ve beceri düzeyine uygun olarak telafi eğitimi programı hazırlanmalı, öğrenci seviyesini dikkate alan okul bazlı telafi eğitim programları hayata geçirilmelidir” dedi.

Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM) tarafınca hazırlanan“Pandemi Sürecinde Okulları Güvenle Açmak: Öğretmen ve Veli Araştırması” raporunu kamuoyuyla paylaştı. Düzenlenen basın toplantısında konuşan Yalçın, yalnız Türkiye’nin değil, tüm dünyanın sıkıntılı ve çetin bir süreçten geçtiğini ifade ederek, şöyleki devam etti: “Koronavirüsün (Kovid-19) süratli bir şeklide yayılarak salgına dönüşmesiyle beraber neredeyse tüm ülkelerde yüz yüze eğitime fasıla verilerek okullar kapatılmış, eğitim sürecinin devam edebilmesi, öğrencilerin eğitimden art kalmaması için online/uzaktan eğitimegeçilmiştir. Birfazla diyar benzer biçimde Türkiye de var teknolojik imkânlarına, öğretmenlerin teknolojiyi kullanma becerilerine ve öğrencilerin internete erişim düzeyine ilgili olarak uzaktan eğitime adım atmıştır. Bu süreçte öğretmenlerin ve öğrencilerin etkileşim hâlinde olmalarına ve beraber çalışabilmelerine imkân sunan çeşitli e-öğrenme platformları, tv programları yada toplumsal medya platformları vasıtasıyla uzaktan eğitimedevam edilmiştir.”

Amacımız, esas mesele alanlarına imlemek, okulların daha güvenli bir halde açılmasını sağlama noktasında çözüm önerileri sunmaktır

Türkiye’de 16 Mart’tan başlayarak okulların kapanık olması ve uzaktan/online eğitime devam edilmiş olmasının, bu sürecin incelenmesinizorunlu kıldığını kaydeden Yalçın, “Bilhassa Mart ayı sonrası eğitimin nasıl ne şekilde gerçekleştirildiği, öğretmen ve öğrencilerin uzaktan eğitime katılma düzeyinin tespit edilmesi mevzusu oldukça önemlidir. Salgında online/uzaktan eğitimde eğitimin niteliği, içinde ne olduğu, nasıl ne şekilde yürütülmüş olduğu ve öğretmen ile öğrencilerin iletişimi benzer biçimde hususlar tartışmalara mevzu olsa da sonrasında bu mevzulara kafi derecede dikkat çekilmedi. Salgın sürecinde öğrencilerin eğitimine yönelik endişelerin Türkiye’de ne kadar tartışıldığına ve Millî Eğitim Bakanlığı’nın bu mevzuda ne kadar etkin politikalar geliştirdiğine bakılmış olduğu vakit maalesef, bu mevzuda kafi araştırmaların yapılmadığı ve yeterince etkin politikaların geliştirilemediği görülmektedir. Temel hedefimiz, devam eden bu süreçle beraber eğitimdeki aksaklıklara ve esas mesele alanlarına işaret ederek salgın sürecinde okulların daha güvenli bir halde açılmasını sağlama noktasında çözüm önerileri sunmaktır” şeklinde konuştu.

Araştırmaya Türkiye genelinde toplam 9 bin 64 öğretmen ve 20 bin 52 veli iştirak etmiştir

Eğitim-Bir-Sen olarak,salgın sürecinde eğitimin en sıhhatli şekilde devam etmesine yönelik olarak daha evvel “Kovid-19 Salgınının Gölgesinde Eğitim: Riskler ve Tavsiyeler” başlıklı bir odak çözümleme yayınladıklarını hatırlatan Yalçın, şöyleki konuştu: “Şimdi de ‘ Pandemi Sürecinde Okulları Güvenle Açmak: Öğretmen ve Veli Araştırması” raporumuzu, eğitimle ilgili veli ve öğretmen görüşleri ekseninde eğitime ışık tutmasını temenni ettiğimiz çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Okulların açılması sürecini öğretmen ve velilerin nasıl ne şekilde değerlendirdiğini, öğretmen ve velilerin ne tür kaygılar taşıdığını saptamak oldukça önemlidir. Bundan dolayı öğretmen ve velilerin okulların açılması takvimini nasıl ne şekilde değerlendirdiğini, okulların açılmasıyla ilgili ne tür kaygılara haiz bulunduğunu inceledik. Bu araştırmaya Türkiye genelinde toplam 9 bin 64 öğretmen ve 20 bin 52 veli iştirak etmiştir.”

Uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin yüzde 75,7’si öğrencileriyle belirli aralıklarla diri ders yaptığını belirtmiştir

Araştırmanın satır başları şöyleki:

Araştırmada, uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin yüzde 75,7’si öğrencileriyle belirli aralıklarla diri ders yaptığını belirtmiştir. Bu bağlamda öğretmenlerin öğrencileriyle diri ders yapma oranlarının artması, öğrencilerin okulla olan bağlarınıngüçlenmesine ve motivasyonlarının artmasına da katkıda bulunacaktır.

Evladı ortaokulda olan veliler (yüzde 77,8) ile ortaöğretimde olan veliler (yüzde 73,5), evladı ilkokulda olan velilere (yüzde 63,3) nazaran daha yüksek oranda, çocuğuyla öğretmen(ler)inin belirli aralıklarla diri ders yaptığını ifade etmiştir. Bölgelere nazaran bakıldığında,Batı Marmara’daki velilerin yüzde 81’i, Doğu Karadeniz’deki velilerin yüzde 78,3’u?, Batı Karadeniz’deki velilerin yüzde 74,3’u? ve Ege’deki velilerin yüzde 73,3’u? çocuğuyla öğretmen(ler)inin belirli aralıklarla diri ders yaptığını ifade ederken, OrtaAnadolu’daki velilerin yüzde 62,3’u?, Akdeniz’deki velilerin yüzde 65,3’u? ve İstanbul’daki velilerin yüzde 67,1’i, çocuğuyla öğretmen(ler)inin belirli aralıklarla diri ders yaptığınıbelirtmiştir.

Araştırmaya katılan velilerin yüzde 14,5’i, öğretmenlerinyüzde 14,8’i bu güz döneminde yüz yüze dersler için öğrencileri okula göndermeyi güvenli bulurken, velilerin yüzde 70,9’u ve öğretmenlerinyüzde 78,8’i okulların açılması mevzusunda kaygılarını ifade etmiştir.

Velilerin yüzde 70,6’sı,öğretmenlerin yüzde 63,8’i okullar açılmadığında ve uzaktan eğitim yapıldığında öğrencilerin eğitimlerinden art kalacağını ifade etmiştir

Bu süreçte velilerin yüzde 70,6’sı okullar açılmadığında ve uzaktan eğitim yapıldığında öğrencilerin eğitimlerinden art kalacağını ifade ederken, yüzde 13,8’i ise öğrencilerin eğitimlerinden art kalacakları ifadesine katılmadıklarını; öğretmenlerinyüzde 63,8’i okullar açılmadığında ve uzaktan eğitim yapıldığındaöğrencilerin eğitimlerindengeri kalacağını belirtirken, yüzde 18,9’u ise bu düşünceye katılmadığınıkaydetmiştir.

Okula servis ya da toplu taşımaile gelen öğretmenlerin (yüzde 86,2), servis ya da toplu taşıma ile gelmeyenlere nazaran, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki öğretmenlerin (yüzde 83,2) ise başka bölgelere nazaran kaygı düzeyi fazla daha yüksektir. Ayrıca veliler içinde evladı/evlatları okula giderken servis/toplu taşıma kullananların kaygı düzeyi servis/toplu taşıma kullanmayan öğrencilerin velilerine nazaran daha yüksektir.

Cinsiyete, yaşa, mesleki deneyime, çalışılan okul kademesine ve bölgelere nazaran canlı-senkron ders yapma oranı farklılaşmaktadır

Cinsiyete, yaşa, mesleki deneyime, çalışılan okul kademesine ve bölgelere nazaran canlı-senkron ders yapma oranı anlamlı bir halde farklılaşmaktadır. Canlı ders icra eden adam öğretmen oranı (yüzde 78,2), hanım öğretmen oranından (yüzde 73,2) daha yüksektir. Belirli aralıklarla diri ders yapma oranı 21 sene ve üstü deneyime haiz öğretmenlerdeyüzde 73 iken, 16-21 sene mesleki deneyime haiz olan öğretmenlerdeyüzde 78,5’tir. İlkokullarda öğretmenlerinyüzde 65,9’u belirli aralıklarla diri ders yaptığını ifade ederken, ortaokul öğretmenlerinde bu nispet yüzde 82,3, ortaöğretim öğretmenlerinde ise yüzde 81,6’dır. KuzeydoğuAnadolu’daöğretmenlerin yüzde 72,5’i ve GüneydoğuAnadolu’da öğretmenlerin yüzde 72,6’sı öğrencileriyle belirli aralıklarla canlı-senkron ders yaparken, İstanbul’da öğretmenlerinyüzde 80,3’u? ve Batı Marmara’da öğretmenlerinyüzde 78,8’i öğrencileriyle belirli aralıklarla canlı- senkron ders yapmıştır.

6-10 sene arası mesleki deneyime haiz öğretmenlerinyüzde 92,3’u? diri derslerine katılmayan öğrencilere yönelik olarak ilave diri ders yaptığını, ödev verdiğini, ders ile ilgili doküman gönderdiğini yada başka şekilleri kullandığınıbelirtmiştir. Kademelere nazaran bakıldığında, ilköğretim öğretmenlerinin yüzde 95,7’si, ortaokul öğretmenlerinin yüzde 90,4’u? ve ortaöğretim öğretmenlerininyüzde 88,3’u? diri derslerine katılmayan öğrencilereyönelik olarak ilave diri ders yaptığını, ödev verdiğini, ders ile ilgili doküman gönderdiğini yada başka şekilleri kullandığını söylemiştir. Bölgelere nazaran bakıldığında, İstanbul (yüzde 94,2), Kuzeydoğu Anadolu (yüzde 92,2), Ege (yüzde 92), Orta Anadolu (yüzde 91,4), Batı Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu (yüzde 91,3) bölgelerindeki öğretmenler en yüksek düzeyde, diri derslerine katılmayan öğrencilere yönelik olarak ilave diri ders yaptığını, ödev verdiğini, ders ile ilgili doküman gönderdiğini yada başka şekilleri kullandığını dile getirmiştir.

Uzaktan eğitim sürecinde televizyona erişim mevzusunda velilerin yüzde 28’i, cep telefonuna erişim mevzusunda yüzde 50’si, internete erişim mevzusunda yüzde 50’si ve bilgisayara erişim mevzusunda ise yüzde 48’i mesele yaşadıklarını vurgulamıştır.

Tavsiyeler

-Öğrenme kayıpları tespit edilmeli, öğrencilerin informasyon ve beceri durumlarına uygun telafi eğitimi programı uygulanmalıdır. Öğrencilerin mühim bir kısmının diri derslere katılmadığı dikkate alındığında, öğrenme kayıpları hem okullara nazaran hemde aynı okul içinde farklılaşmaktadır. Bazı öğrencilerin asla, bazı öğrencilerin oldukça azca, uzaktan derslere katılmış olduğu dikkate alınarak öncelikli olarak öğrencilerin informasyon ve beceri düzeyi tespit edilmelidir. Öğrencilerin informasyon ve beceri düzeyine uygun olarak telafi eğitimi programı hazırlanmalıdır. Diyar genelinde her insanın takip edeceği ortak telafi eğitimi programı yerine öğrenci seviyesini dikkate alan okul bazlı telafi eğitim programları hazırlanmalıdır.

-Öğretmenler, öğrencileri ile diri dersler yapması mevzusunda motive edilmeli ve desteklenmelidir. Uzaktan eğitime bir süre daha devam edileceği dikkate alındığında, öğretmenlere yönelik uzaktan eğitimde etkin öğretim hayata geçirmeye yönelik destekleyici emek harcamalar yapılmalıdır. Buna ilaveten, öğretmenlerin öğrencileri ile diri dersler yapması teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.

-Öğrenciler diri derslere katılım mevzusunda motive edilmeli ve desteklenmelidir. Öğrencilerin birçoğunun uzaktan eğitimdeki diri derslere katılmadığı ve uzaktan eğitimin bir süre devam edeceği dikkate alınarak öğrencilerin diri derslere iştirakı mevzusunda ailelerin çocuklarını motive etmesi ve teşvik etmesi gerekmektedir. Bunun için öğretmenler ve aileler içinde etkin bir kontakt kurulmalı, çocuklarını derslere yönlendirme mevzusunda desteklenmelidirler.

-Öğrencilerin uzaktan eğitime daha etkin bir halde katılımını sağlamak için gereksinim sahibi öğrencilere tablet ve bilgisayar benzer biçimde lüzumlu dijital araçlar ile web bağlantısı sağlanmalıdır.

-Okulların açılma sürecinde sıhhat ve güvenlik mevzusunda lüzumlu tedbirlerin alınması gerekmektedir. Öğretmenler ve veliler haklı olarak okulların açılması ile beraber virüsün bulaşması mevzusunda kaygılıdırlar. Burada yapılması ihtiyaç duyulan, kaygı sebebiyle okulların kapalı kalması değil, virüsün yayılımını engelleyici önlemlerin sert bir halde alınmasıdır. Bunun için öncelikli olarak okulların gereksinim duyduğu hijyen malzemeleri ve ilave temizlik mensubu okullara sağlanmalıdır. Buna ilave olarak, okulların fiziki ara kurallarını dikkate alarak derslik mevcutları kalabalık okulların toplumsal mesafeye uygun olarak okul ve derslik ortamlarını azaltmak için lüzumlu önlemleri alması gerekmektedir. Dahası, alınan bütün önlemler mevzusunda veliler ve öğretmenler detaylı bir şekilde bilgilendirilmeli, velilerin ve öğretmenlerin kaygıları giderilmelidir.

-Veliler ve öğretmenler uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin mühim bir öğrenme kaybı yaşayacağını ve duygusal olarak menfi etkileneceğini belirtmişlerdir. Bundan dolayı lüzumlu sıhhat ve güvenlik önlemleri alınarakyüz yüze eğitime başlanmalıdır.

-Eğitim çalışanlarımız, salgınla savaşım sürecinde Vefa Sosyal Destek grupları ve filyasyon ekipleri başta olmak suretiyle, halk hizmetinin sürdürülmesi ekseninde halk yararının görüldüğü her alanda ve faaliyette vazife almıştır. Ancak uzaktan eğitim ve yüz yüze eğitimin birlikte yürütülmesinin planlandığı, eğitim çalışanlarına her zamankinden daha çok vazife ve mesuliyet düşmüş olduğu gelecek günlerde öğretmenler asli görevleri dışındaki işleri hayata geçirmeye zorlanmamalıdır.

SENDİKA BÜLTENİ



Haber Kayağı

YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

#Haber #BAYKAR’ın geliştirdiği yerli ‘uçan otomobil’ CEZERİ, ilk uçuşunu gerçekleştirmiş oldu …

Hızlı Yorum Yap

MEBhaber – Meb Haber – Öğretmen Haberleri – Meb Son Dakika – Meb Personel'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

MEBhaber – Meb Haber – Öğretmen Haberleri – Meb Son Dakika – Meb Personel'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.