>
  • CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • İstanbul 27° AZ BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • AKŞAM'A 20:24

  • HABER GÖNDER

  • İDDAA PROGRAMI

Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik


KANUN

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Kanun No. 7251 Kabul Tarihi: 22/7/2020

MADDE 1 – 12/1/2011 tarihindeki ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20 nci maddesinin birinci fıkrasına “taraflardan birinin,” ibaresinden sonrasında gelmek suretiyle “bu karar vermiş olduğu anda kati ise bildiri tarihinden,” ibaresi eklenmiş, fıkrada yer edinen “, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına” ibaresi “dava açılmamış sayılır ve görevsizlik yada yetkisizlik sonucu veren mahkemece bu mevzuda resen” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 2 – 6100 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer edinen “kati olarak lüzumlu kıldığı hâllerde, taraflardan birinin talebi” ibaresi “veya yargılama ile ilgili kişilerin korunmaya kıymet üstün bir menfaatinin kati olarak lüzumlu kıldığı hâllerde, ilgilinin talebi” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 3 – 6100 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer edinen “etmiş olması.” ibaresi “etmiş olması; uyuşmazlıkta arabuluculuk yada uzlaştırmacılık yapmış bulunması.” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 4 – 6100 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin altıncı, yedinci ve dokuzuncu fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 5 – 6100 sayılı Kanunun 42 nci maddesine birinci fıkrasından sonrasında gelmek suretiyle aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve başka fıkralar buna bakılırsa teselsül ettirilmiştir.

“(2) Ret sebebi durağan(durgun) olmasa bile, merci bunu olası görürse, ret talebini kabul edebilir.

(3) Ret sebepleri ile ilgili yemin öneri olunamaz.”

MADDE 6 – 6100 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(2) Egemen, atama etmiş olduğu sürenin kati olduğuna karar verebilir. Bu takdirde başat, atama etmiş olduğu kati süreye mevzu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki neticelerini açıkça rapora geçirerek uyarı eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan yan tekrardan süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve tekrardan süre verilemez.”

MADDE 7 – 6100 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin başlığı “Belirsiz alacak davası” şeklinde ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“(2) Karşı tarafın verdiği informasyon yada soruşturma sonucu alacağın miktarı yada değerinin tam ve kati olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, başat tarafınca soruşturma sona ermeden verilecek iki haftalık kati süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına doğal olarak olmaksızın talebini tam ve kati olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar yada kıymet üstünden görülüp karara bağlanır.”

MADDE 8 – 6100 sayılı Kanunun 116 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 9 – 6100 sayılı Kanunun 120 nci maddesinin başlığı “Harç ve gider avansının ödenmesi” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(3) Taraflardan her birinin ikamesini talep etmiş olduğu kanıt için mahkemece belirlenen kanıt avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır.”

MADDE 10 – 6100 sayılı Kanunun 123 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki tümce eklenmiştir.

“Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.”

MADDE 11 – 6100 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde yer edinen “davacı davayı kazanırsa” ibaresi “dava davacı lehine sonuçlanırsa” şeklinde değiştirilmiş ve ikinci fıkraya aşağıdaki tümce eklenmiştir.

“Bu takdirde dava davacı aleyhine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen görevli olur.”

MADDE 12 – 6100 sayılı Kanunun 127 nci maddesinin birinci fıkrasına “başvuran davalıya,” ibaresinden sonrasında gelmek suretiyle “yanıt süresinin bitiminden başlayarak işlemeye adım atmak,” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 13 – 6100 sayılı Kanunun 139 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Çıkarılacak davetiyede aşağıdaki hususlar uyarı edilir:

a) Duruşma davetiyesine ve sonuçlarına ilişkin başka hususlar.

b) Tarafların barış için lüzumlu hazırlığı yapmaları.

c) Duruşmaya yalnız taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda gelmeyen tarafın yokluğunda meydana getirilen işlemlere itiraz edemeyeceği.

ç) Davetiyenin tebliğinden başlayarak iki haftalık kati süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, sadece hemen hemen sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları yada başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği.”

MADDE 14 – 6100 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer edinen “sulhe yada arabuluculuğa” ibaresi “barış ve arabuluculuğun esasları, süreci ve hukuki neticeleri ile ilgili aydınlatarak sulhe yada arabuluculuğa” şeklinde ve beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(5) 139 uncu madde uyarınca meydana getirilen ihtara karşın dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmayan yada belgelerin getirtilmesi için lüzumlu açıklamayı yapmayan tarafın bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.”

MADDE 15 – 6100 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(1) Taraflar, cevaba yanıt ve ikinci yanıt dilekçeleri ile serbestçe iddia yada savunmalarını genişletebilir veya değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonrasında iddia yada müdafa genişletilemez veya değiştirilemez.”

MADDE 16 – 6100 sayılı Kanunun 147 nci maddesinin birinci fıkrasına “soruşturma” ibaresinden sonrasında gelmek suretiyle “ve sözlü yargılama” ibaresi ile ikinci fıkrasına “itiraz edemeyecekleri” ibaresinden sonrasında gelmek suretiyle “, tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği, sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi hâlinde taraflara ayrıyeten davetiye gönderilmeyeceği ve 150 nci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, yokluklarında yargı verileceği” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 17 – 6100 sayılı Kanunun 149 uncu maddesi başlığıyla beraber aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ses ve görüntü nakledilmesi kanalıyla yada başka yerde duruşma icrası

MADDE 149 – (1) Mahkeme, taraflardan birinin talebi üstüne talep eden tarafın yada vekilinin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi kanalıyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine karar verebilir.

(2) Mahkeme resen yada taraflardan birinin talebi üstüne; tanığın, bilirkişinin yada uzmanın aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi kanalıyla bulundukları yerden dinlenilmesine karar verebilir.

(3) Mahkeme, tarafların üstünde serbestçe tutum edemeyecekleri dava ve işlerde ilgililerin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi kanalıyla bulundukları yerden dinlenilmesine resen karar verebilir.

(4) Mahkeme, fiilî engel yada güvenlik sebebiyle duruşmanın il sınırları içinde başka bir yerde yapılmasına, yargı çevresi içinde yer almış olduğu bölge adalet sarayı mahkemesi hak komisyonunun uygun görüşünü alarak karar verebilir.

(5) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.”

MADDE 18 – 6100 sayılı Kanunun 177 nci maddesine birinci fıkrasından sonrasında gelmek suretiyle aşağıdaki fıkra eklenmiş ve başka fıkra buna bakılırsa teselsül ettirilmiştir.

“(2) Yargıtayın bozma kararından yada bölge adalet sarayı mahkemesinin kaldırma kararından sonrasında dosya ilk aşama mahkemesine gönderildiğinde, ilk aşama mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde soruşturma sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma sonucuna uymakla ortaya çıkan hukuki vaziyet ortadan kaldırılamaz.”

İLGİLİ HABER OKU:  İnsanlı Keşif Uçağımızın Van'da Artos Dağına çarparak kırıma uğraması sonucu şeh...

MADDE 19 – 6100 sayılı Kanunun Beşinci Kısmına, Altıncı Ayırımdan sonrasında gelmek suretiyle “Toplu Mahkemelerde Tahkikat” başlıklı Yedinci Ayırım ile aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Toplu mahkemelerde soruşturma

MADDE 183/A – (1) Dava açılmadan evvel yada dava açıldıktan sonrasında talep edilen kanıt tespiti, ihtiyati haciz ve ihtiyati önlem şeklinde geçici hukuki koruma tedbirleri de dâhil olmak suretiyle toplu mahkemenin görevine giren dava ve işlerde bütün yargılama aşamaları kurul tarafınca yerine getirilir ve karara bağlanır.

(2) Heyet, başka kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, iş yada davanın özelliğine bakılırsa tahkikatın, soruşturma hâkimi olarak görevlendirilen bir aza tarafınca yapılmasına karar verebilir.

(3) Tahkikatın heyetçe yürütülmüş olduğu iş yada davalarda mahkeme başkanı, belirli bazı soruşturma işlemlerini yapmak suretiyle, üyelerden birini naip başat olarak görevlendirebilir.

(4) Mahkeme başkanı, mahkemenin uyumlu, verimli ve tertipli çalışmasını sağlar ve bu yolda uygun göreceği önlemleri alır.”

MADDE 20 – 6100 sayılı Kanunun 186 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasına aşağıdaki tümce eklenmiştir.

“(1) Mahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonrasında aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçer. Bu durumda taraflardan birinin talebi üstüne duruşma iki haftadan azca olmamak suretiyle ertelenir. Hazır bulunsun yada bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıyeten davetiye gönderilmez.”

“Şu kadar ki, 150 nci madde hükmü saklıdır.”

MADDE 21 – 6100 sayılı Kanunun 206 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer edinen “İmza” ibaresi “Okuma ve yazma bilmediği için imza” şeklinde değiştirilmiş, maddeye birinci fıkradan sonrasında gelmek suretiyle aşağıdaki fıkra eklenmiş ve başka fıkralar buna bakılırsa teselsül ettirilmiş ve var üçüncü fıkrasına “noterlerce” ibaresinden sonrasında gelmek suretiyle “onaylanacak yada” ibaresi eklenmiştir.

“(2) Okuma ve yazma bilmiş olduğu hâlde imza atamayanların mühür yada bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi, noterler tarafınca onaylanmasına yada düzenlenmesine bağlıdır.”

MADDE 22 – 6100 sayılı Kanunun 215 inci maddesinin başlığı “Belgelerin halefler aleyhine kullanılması ve bayağı senetlerin üçüncü kişiler için yargı ifade etmesi” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(2) Bir bayağı senet bakımından, kendisine ibraz olunduğu noter yada yetkili işgören tarafınca usulüne uygun olarak onaylanmış ise ibraz zamanı, resmi bir işleme mevzu olmuşsa işlem zamanı, imza edenlerden biri ölmüşse ölüm zamanı, imza edenlerden birinin imza etmesine fiilen imkân kalmamışsa bu imkânı ortadan kaldıran olayın meydana geldiği tarih üçüncü kişiler ile ilgili da yargı ifade eder. Adi senette bahsedilen başka senetlerin tarihleri, üçüncü kişiler ile ilgili sadece nihayet senet tarihinin onaylanmış bulunduğunun kabul edilmiş olduğu tarihte yargı ifade eder.”

MADDE 23 – 6100 sayılı Kanunun 222 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer edinen “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” ibaresi “başka tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonrasında gelmek suretiyle aşağıdaki tümce eklenmiştir.

“Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine kanıt olarak kullanılamaz.”

MADDE 24 – 6100 sayılı Kanunun 281 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki tümce eklenmiştir.

“Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının fazla güç yada imkânsız olması ya da özel veya teknik bir emek vermeyi gerektirmesi hâlinde tekrar bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden başlayarak işlemeye adım atmak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek suretiyle ilave süre verilebilir.”

MADDE 25 – 6100 sayılı Kanunun 290 ıncı maddesinin birinci fıkrasına “yeri” ibaresinden sonrasında gelmek suretiyle “, kapsamı” ibaresi ile ikinci fıkrasına ikinci cümleden sonrasında gelmek suretiyle aşağıdaki tümce eklenmiştir.

“Tutanağa, hâkimin bulgu mevzusu ve mahalliyle ilgili gözlemleri de yazılır.”

MADDE 26 – 6100 sayılı Kanunun Beşinci Kısmının İkinci Bölümünün başlığı “Hükmün Tashihi, Tavzihi ve Tamamlanması” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 27 – 6100 sayılı Kanuna 305 inci maddesinden sonrasında gelmek suretiyle aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Hükmün tamamlanması

MADDE 305/A – (1) Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden başlayarak bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine yada kendiliğinden hükme geçirilmesi lüzumlu olmasına karşın ile ilgili tamamen yada kısmen karar verilmemiş hususlarda, ilave karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı yasa yoluna başvurulabilir.”

MADDE 28 – 6100 sayılı Kanunun 306 ncı maddesinin başlığı “Tavzih ve tamamlama talebi ile usulü” şeklinde değiştirilmiş, birinci fıkrasına “Tavzih” ibaresinden sonrasında gelmek suretiyle “yada tamamlama” ibaresi ile birinci ve üçüncü fıkralarına “tavzih” ibarelerinden sonrasında gelmek suretiyle “yada tamamlama” ibareleri eklenmiştir.

MADDE 29 – 6100 sayılı Kanunun 310 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“(2) Feragat yada kabul, hükmün verilmesinden sonrasında yapılmışsa, taraflarca yasa yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya yasa yolu incelemesine gönderilmez ve ilk aşama mahkemesi yada bölge adalet sarayı mahkemesince feragat yada kabul doğrultusunda ilave karar verilir.

(3) Feragat yada kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonrasında yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat yada kabul hususunda ilave karar verilmek suretiyle hükmü veren mahkemeye gönderir.”

MADDE 30 – 6100 sayılı Kanunun 314 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“(2) Sulh, hükmün verilmesinden sonrasında yapılmışsa, taraflarca yasa yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya yasa yolu incelemesine gönderilmez ve ilk aşama mahkemesi yada bölge adalet sarayı mahkemesince barış doğrultusunda ilave karar verilir.

(3) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonrasında yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı barış hususunda ilave karar verilmek suretiyle hükmü veren mahkemeye gönderir.”

MADDE 31 – 6100 sayılı Kanunun 317 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer edinen “davalıya, bir defaya mahsus” ibaresi “davalıya, yanıt süresinin bitiminden başlayarak işlemeye adım atmak, bir defaya mahsus olmak” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 32 – 6100 sayılı Kanunun 323 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer edinen “Celse” ibaresi “Başvurma” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 33 – 6100 sayılı Kanunun 331 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer edinen “Görevsizlik, yetkisizlik yada gönderme” ibareleri “Görevsizlik yada yetkisizlik” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 34 – 6100 sayılı Kanunun 341 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(1) İlk aşama mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:

a) Nihai kararlar.

b) İhtiyati önlem ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati önlem ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati önlem ve ihtiyati haciz kararlarına karşı meydana getirilen itiraz üstüne verilen kararlar.”

MADDE 35 – 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (b) bendinin (3) numaralı alt bendine “tamamlanmasından sonrasında” ibaresinden sonrasında gelmek suretiyle “başvurunun esastan reddine yada” ibaresi eklenmiştir.

İLGİLİ HABER OKU:  Milli Eğitim Bakanı Ziya SELÇUK: "Teneffüslerde yoğunluk olmaması için gruplar o...

“6) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek seviyede mühim delillerin toplanmamış yada değerlendirilmemiş olması ya da talebin mühim bir kısmı ile ilgili karar verilmemiş olması.”

MADDE 36 – 6100 sayılı Kanunun 356 ncı maddesinin başlığında yer edinen “yapılmasına” ibaresi “yapılması ve” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(2) Duruşma sonunda bölge adalet sarayı mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmek yada ilk aşama mahkemesi hükmünü kaldırarak tekrardan yargı oluşturmak dâhil lüzumlu kararları verir.”

MADDE 37 – 6100 sayılı Kanunun 358 inci maddesinin birinci fıkrasında yer edinen “gideri duruşma gününe kadar” ibaresi “gideri, iki haftadan azca olmamak suretiyle verilecek kati süre içinde” şeklinde ve üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(3) Belirlenen giderin, verilen kati süre içinde yatırılmış olması kaydıyla, taraflar mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadıkları takdirde soruşturma yokluklarında yapılarak karar verilir. Belirlenen gider, süresi içinde yatırılmadığı takdirde, dosyanın var durumuna bakılırsa karar verilir. Şu kadar ki, öngörülen soruşturma yapılmaksızın karar verilmesine imkan bulunmayan hâllerde müracaat reddedilir.”

MADDE 38 – 6100 sayılı Kanunun 359 uncu maddesine ikinci fıkradan sonrasında gelmek suretiyle aşağıdaki fıkra eklenmiş, başka fıkra buna bakılırsa teselsül ettirilmiş ve var üçüncü fıkrasına “bölge adalet sarayı mahkemesi tarafınca” ibaresinden sonrasında gelmek suretiyle “resen” ibaresi eklenmiştir.

“(3) Bölge adalet sarayı mahkemesi, başvurunun esastan reddi sonucunda, ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla, kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinebilir.”

MADDE 39 – 6100 sayılı Kanunun 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine “temyiz edilebilen alacak davaları” ibaresinden sonrasında gelmek suretiyle “ile kira ilişkisinden doğan başka davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üstünde olanlar” ibaresi eklenmiş, (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.

“c) Yargı çevresi içinde bulunan ilk aşama mahkemelerinin vazife ve yetkisi ile ilgili verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar.”

“g) 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar.”

MADDE 40 – 6100 sayılı Kanunun 391 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(3) İhtiyati önlem talebinin reddi sonucu gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı yasa yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati önlem sonucu verilen yan da yasa yoluna başvurabilir. Bu başvurular ilk olarak incelenir ve kati olarak karara bağlanır.”

MADDE 41 – 6100 sayılı Kanunun 393 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer edinen “verildiği tarihten” ibaresi “bu kararın, önlem isteyen tarafa tefhim yada tebliğinden” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 42 – 6100 sayılı Kanunun 394 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki tümce eklenmiştir.

“Esas ile ilgili dava açıldıktan sonrasında, itiraz ile ilgili, bu davaya bakan mahkemece karar verilir.”

MADDE 43 – 6100 sayılı Kanunun 398 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 398 – (1) İhtiyati önlem kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan yada önlem sonucuna aykırı davranan kimse, ihlalin öğrenildiği tarihten başlayarak altı ay içinde şikâyet edilmesi üstüne, altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır. Görevli ve yetkili mahkeme, temel ile alakalı dava hemen hemen açılmamışsa, ihtiyati önlem sonucu veren mahkeme; temel ile alakalı dava açılmışsa, bu davanın görüldüğü mahkemedir.

(2) Şikâyet olunana, şikâyet dilekçesi ile beraber duruşma gün ve saatini beyan eden davetiye gönderilir. Davetiyede, müdafa ve delillerini duruşma gününe kadar bildirmesi ve duruşmaya gelmediği takdirde yargılamaya yokluğunda devam olunarak karar verileceği uyarı edilir.

(3) Mahkeme duruşmaya gelen şikâyet olunana, 5271 sayılı Kanunun 147 nci maddesinde belirtilen haklarını hatırlatarak savunmasını alır.

(4) Mahkeme, dosyadaki delilleri değerlendirerek lüzumlu araştırmayı yapar. Yargılama sonunda şikâyet olunanın ihtiyati önlem kararının uygulanmasına ilişkin emre uymadığı yada önlem sonucuna aykırı davranılmış olduğu tespit edilirse, birinci fıkra uyarınca disiplin hapsi ile cezalandırılmasına; ters takdirde şikâyetin reddine karar verilir.

(5) Taraflar, kararın tefhim yada tebliğinden başlayarak yedi gün içinde karara itiraz edebilir. İtirazı, o yerde hükmü veren mahkemenin ani çok dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisinden sonrasında gelen daire; nihayet numaralı daire için bir numaralı daire; o yerde hükmü veren mahkemenin tek dairesi bulunması hâlinde en yakın yerdeki aynı düzey ve sıfattaki mahkeme inceler.

(6) İtiraz merci, yedi gün içinde kararını verir. Merci, itirazı yerinde görürse işin esası ile ilgili karar verir. İtiraz üstüne verilen karar kesindir.

(7) Bu madde uyarınca verilen disiplin hapsi kararları kesinleşmeden infaz edilemez. Kesinleneşeli kararların infazı Cumhuriyet başsavcılığınca yapılır.

(8) Tedbir sonucuna aykırı davranışın sona ermesi yada önlem kararının gereğinin yerine getirilmesi ya da şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde, dava ve tüm sonuçlarıyla birlikte ceza düşer.

(9) Disiplin hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten başlayarak iki sene geçtikten sonrasında yerine getirilemez.”

MADDE 44 – 6100 sayılı Kanunun 402 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(4) Tespitin yapılmasından sonrasında, tespit raporu ve var ise bilirkişi raporunun bir örneği mahkemece karşı tarafa resen bildiri olunur.”

MADDE 45 – 6100 sayılı Kanunun 436 ncı maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(3) Hakem sonucu; yargıcı, yargıcı kurulu başkanı yada ilgili tahkim kurumu tarafınca taraflara bildirilir. Ayrıca kararın aslı dosya ile beraber mahkemeye gönderilir ve mahkemece saklanır.”

MADDE 46 – 6100 sayılı Kanunun 440 ıncı maddesinin beşinci fıkrasında yer edinen “Hakem kararının” ibaresi “Aksi kararlaştırılmadıkça yargıcı kararının” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 47 – 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer edinen “454” ibaresi “444” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 48 – 9/6/1932 tarihindeki ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 8/a maddesinin altıncı fıkrasının birinci cümlesinde yer edinen “yada sorgulanmasını talep edebilir” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

MADDE 49 – 2004 sayılı Kanunun 78 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonrasında mal beyanını beklemeksizin alacaklı, haciz konmasını isteyebilir. Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üstünden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak yada alacağını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi, var ise borçlunun mal, hak yada alacağının mahiyeti ve detayı ile ilgili informasyon verir ve bu durumda sistem üstünden de haciz talep edilebilir. Bu takdirde icra dairesi, tespit edilen mal, hak yada alacağı elektronik ortamda haczeder. Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz. Sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi için halk kurum yada kuruluşları ile 19/10/2005 tarihindeki ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile kendi sistemleri içinde entegrasyonu sağlar. Sorgulamanın tür, kapsam ve sınırı ile başka hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulmuş olan yönetmelikle belirlenir.”

İLGİLİ HABER OKU:  @safran1958 @omerinan06 @ukilic3 ...

MADDE 50 – 2004 sayılı Kanunun 258 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İhtiyati haciz talebinin reddi sonucu gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz sonucu verilen yan da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adalet sarayı mahkemesi bu başvuruları ilk olarak inceler ve verdiği karar kesindir.”

MADDE 51 – 6/1/1982 tarihindeki ve 2575 sayılı Danıştay Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 31 – Bu maddenin yürürlüğe girmiş olduğu tarihten başlayarak üç sene süreyle Danıştay incelem hâkimliğine yapılacak atamalarda, 11 inci maddenin birinci fıkrasındaki beş senelik hizmet süresi aranmaz.”

MADDE 52 – 6/1/1982 tarihindeki ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrasına “tarafların vekilleri,” ibaresinden sonrasında gelmek suretiyle “dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi,” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 53 – 21/6/1987 tarihindeki ve 3402 sayılı Kadastro Kanununa aşağıdaki ilave madde eklenmiştir.

“EK MADDE 6 – Kadastro mahkemesinin yada otuz günlük askı duyuru süresinden sonrasında, kadastro öncesi nedene dayalı olarak oluşturulan davalarda umumi mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar yada değere bakılmaksızın 12/1/2011 tarihindeki ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine bakılırsa istinaf yada temyiz yasa yoluna başvurulabilir.”

MADDE 54 – 26/9/2004 tarihindeki ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Vazife ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer edinen “üç yüz bin” ibaresi “beş yüz bin” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya ikinci cümlesinden sonrasında gelmek suretiyle aşağıdaki tümce eklenmiştir.

“Bu iş ve davalarda mahkeme başkanı, belirli bazı soruşturma işlemlerini yapmak suretiyle üyelerden birini naip başat olarak görevlendirebilir.”

MADDE 55 – 5235 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki tümce eklenmiş ve ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“Ancak özel kanunlarla kurulanlar da dâhil olmak suretiyle, hukuk mahkemelerinin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üstüne Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenebilir.”

MADDE 56 – 3/6/2007 tarihindeki ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30 uncu maddesinin onaltıncı fıkrasının nihayet cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Komisyon Müdürünce karar en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir; ayrıyeten kararın aslı dosya ile beraber Komisyonca saklanır.”

MADDE 57 – 5684 sayılı Kanuna aşağıdaki ilave madde eklenmiştir.

“EK MADDE 6 – (1) Bu Kanun uyarınca sigortacılık icra eden kurum yada kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı sadece;

a) Alacaklı tarafınca bizzat,

b) Alacaklının kanuni temsilcisi yada kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla,

c) Alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, evlatları, anası, babası, kardeşleri yada avukatı vasıtasıyla,

takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık icra eden kurum yada kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar.

(2) Tazminat alacağı, yalnız hak sahibine yada avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak suretiyle asla hiç kimseye devredilemez.

(3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenir.”

MADDE 58 – 13/1/2011 tarihindeki ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer edinen “yüz bin” ibaresi “beş yüz bin” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 59 – 7/11/2013 tarihindeki ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna 73 üncü maddesinden sonrasında gelmek suretiyle aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Dava şartı olarak arabuluculuk

MADDE 73/A – (1) Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz:

a) Tüketici yargıcı heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar

b) Tüketici yargıcı heyeti kararlarına meydana getirilen itirazlar

c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar

ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar

d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar

(2) 7/6/2012 tarihindeki ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin onbirinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz.

(3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması yada tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları hâlinde tüketicinin ödemesi ihtiyaç duyulan arabuluculuk tutarı, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Ancak belirtilen hâllerde arabuluculuk tutarı, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin Birinci Kısmına bakılırsa iki saatlik ücret tutarını geçemez.

(4) Arabuluculuk faaliyeti sonunda oluşturulan davanın tüketici lehine neticelenmesi hâlinde arabuluculuk tutarı, 6183 sayılı Kanun hükümlerine bakılırsa davalıdan eğitim olunarak bütçeye gelir kaydedilir.”

MADDE 60 – 6502 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 2 – (1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girmiş olduğu tarih itibarıyla ilk aşama mahkemeleri ve bölge adalet sarayı mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar ile ilgili uygulanmaz.”

MADDE 61 – 22/12/2016 tarihindeki ve 6769 sayılı Sınai Iyelik Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(1) Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun müspet görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üstüne Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafınca belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin vazife alanına giren dava ve işlere, asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin vazife alanına giren dava ve işlere, asliye ceza mahkemesince bakılır. Bu dava ve işlere bakacak asliye hukuk ve asliye ceza mahkemeleri ile bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üstüne Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafınca belirlenir.”

MADDE 62 – 6/12/2018 tarihindeki ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 63 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 64 – Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.



Haber Kaynağı Sosyal Medya

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi…

Hızlı Yorum Yap

0 0 0 0 0 0
MEBhaber.net'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

MEBhaber.net'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.