>
  • CANLI TV İZLE
  • Ankara -6° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • ÖĞLE'YE 13:20

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR

Tedviren hukuk müşaviri olan vekalet tutarı alın… 2021

Tedviren hukuk müşaviri olan vekalet ücreti alınır mı?

Tedviren hukuk müşaviri olan vekalet tutarı alın… 2021




Avukat olmadığı halde hukuk müşavirliğine hukuk işleri müdürlüğüne tedviren görevlendirilen kişiye vekalet tutarı ödemesi yapılması mümkün değildir.

TEMYİZ KURULU KARARI Tarih : 08.03.2017 No : 42836

Hukuk İşleri Müdürlüğünü tedviren yürüten ve avukat olmayan Başkan Yardımcısına avukatlık vekâlet tutarı ödenmesinin mümkün olmadığı hk.

266 sayılı ilamın 16 ncı maddesinde … Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğünü tedviren yürüten ve avukat olmayan Başkan Yardımcısına mevzuata aykırı ödeme yapıldığı sebebi öne sürülerek toplam …. TL. ye tazmin hükmolunmuştur. Sorumlu dilekçesinde, Başkanlık Makamı oluru ile belediyenin hukuk işleri müdürlüğü görevini tedviren yürüttüğünü, bu vazife dolayısıyla da gerek 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 82’nci maddesi, gerek 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve {Özel} Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ve 666 sayılı KHK uyarınca; Hukuk birimi amiri olan Hukuk İşleri Müdürünün, fiilen dava ve icra dosyasını takip etmiyor ise (bu ibare ile hukuk işleri müdürünün dava takip etme zorunluluğunun olmadığı da ortaya konmaktadır) vekâlet tutarı toplamının % 40’ını, başka hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlarla beraber dağıtımının yapıldığı yılda minimum 6 ay fiilen çalışmış olmak şartıyla alabileceğinin aşikâr bulunduğunu, Aynı KHK’nın Davalardaki Temsilin Niteliği ve Vekâlet Tutarına Hükmedilmesi ve Dağıtımı başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında, yönetim vekillerinin takip etmiş olduğu davalarda lehlerine vekâlet tutarı takdir edileceğinin, ikinci fıkrada ise takdir edilen vekâlet tutarının kimler içinde paylaşılacağının düzenlendiğini, İkinci fıkrada aynen “… İdareler lehine karara ve eğitim olunan vekâlet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak yönetim hukuk biriminde fiilen vazife icra eden personele aşağıdaki usul ve sınırlar dâhilinde ödenir…” şeklinde bulunduğunu, takdir edilen vekâlet tutarının kurum içi tevzisinde, müdürlük bazında fiilen vazife yapmanın kafi sayıldığını, mezkûr KHK’lerde vekâlet ücretinden yararlanmak için avukat yada avukat olmayan ayrımı yapılmadığını, İlama mevzu olan tazmin hususu mali yönden değerlendirildiğinde; Genel İdari Hizmetler sınıfında vekâleten hukuk işleri müdürlüğü görevini yürüttüğü dönemde, şahsına ödenen vekalet tutarının mali deposu ve yükümlüsünün, davanın karşı tarafı bulunduğunu, karşı tarafın yapacağı bu ödeme sebebiyle idarenin yada halk kurumunun bütçesinde herhangi bir azalma meydana gelmediğini,  22.03.1983 tarihindeki Limit Dışı Kalan Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımı Esasları Hakkında Yönetmelik’in 4, 5 ve 7. maddeleri gereği, limit uygulansa dahi, limit dışı kalan vekâlet tutarının bütçeye gelir kaydedilemeyeceği ve bir sonraki dağıtımda yine dağıtıma katılacağı belirtildiğinden bu yönden de idarenin gelirlerinde hiçbir şekilde azalma, yitik yada zarardan söz edilemeyeceğini, neticede, avukat vekâlet ücretlerinin idarelerin bütçesinden bağımsız olup emanet hesabında toplandığını, Belediye bütçesinde gelir yada gider olarak gösterilmediğini, 659 Sayılı KHK’nın 14. maddesi uyarınca kendisine vekâlet tutarı ödemesi yapıldığını, Sayıştay Temyiz Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 38771 Tutanak nolu kararıyla; Ofis elamanı olarak çalışan İşçi konumundaki personele “ötekiler” kapsamında vekâlet tutarı ödenmesinde ise mevzuata aykırılık bulunmadığından, hukuk biriminde göreve getirilmiş işçi personele de vekâlet tutarı ödemesi yapılmasına beraat hükmü verilmiş olması karşısında, talebinin kabul edilmesi icap ettiğini, Tüm bu nedenlerle, tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Sayıştay Başsavcılığı, aynen; “… Dairesince; … Belediyesi Hukuk işleri Müdürlüğünü tedviren yürüten ve avukat olmayan Başkan Yardımcısına mevzuata aykırı ödeme yapıldığı ve halk zararına sebebiyet verildiği gerekçesine dayalı olarak tazmin hükmünün verildiği anlaşılmaktadır. Sorumlu, şahsına 659 sayılı KHK’nın 14. maddesi uyarınca vekâlet tutarı ödemesi yapıldığını, Sayıştay Temyiz Kurulunun ofis elemanı olarak çalışan işçi mevzusundaki personele “ötekiler” kapsamasında vekâlet tutarı ödenmesinde mevzuata aykırılık hükmolunmadığına karar verildiğini, dolayısı ile bu yargı karşısında kanunun öngördüğü şekilde usul ve yasalara uygun olarak yapılmış olan bir ödemeden dolayı halk zararına sebebiyet verilemeyeceğinden bahisle tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. Avukat tutarının avukata ilişkin olduğu ve teknik öğrenimi gerektiren müdürlüklere atanabilmek için, yükseköğretim kurumlarının kadronun vazife alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan minimum dört senelik bölümlerinden mezun olmak gerektiği halde, Hukuk İşleri Müdürlüğünü tedviren yürüten ve avukat olmayan reis yardımcısına avukatlık vekâlet tutarı ödenmesi mümkün olmadığından, Daire kararının korunarak, ilgilinin temyiz talebinin reddi ile tazmin hükmünün onay edilmesine karar verilmesinin uygun olacağı” şeklinde görüş belirtmiştir.  Dosyada var belgelerin okunup incelenmesinden sonrasında gereği görüşüldü.

Kamu idarelerinin hukuk hizmetleri, 4353 sayılı Maliye Vekâleti Baş Hukuk Müşavirliğinin ve Muhakemat Umum Müdürlüğünün Vazifelerine ve Devlet Davalarının Takibi ve Usullerine ve Merkez ve Vilayetler Kadrolarında Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair Kanun ile 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname ve idarelerin teşkilat kanunlarında yer edinen hükümler çerçevesinde yürütülmekte iken, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve {Özel} Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile tekrardan düzenlenmiştir. 02/11/2011 günlü, 28103 sayılı Resmi Gazete’de piyasaya sürülen 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 18. maddesinin (2). fıkrası ile 4353 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış, başka mevzuatta 4353 sayılı Kanun’a meydana getirilen atıfların 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye yapılmış sayılacağı belirtilmiş, 17.maddesi ile de 178 sayılı KHK’nın 9. maddesi, 659 sayılı KHK ile uyumlu olacak şekilde değiştirilmiştir.

659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ‘Takip ve temsil yetkileri ile bunların kapsamı, niteliği ve kullanılması’ başlıklı 6.maddesinde; “(1) İdareler, kendi iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılacak adli ve yönetimsel davalar ile tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde yan sıfatını haizdir. (2) İdareleri adli ve yönetimsel yargıda, icra mercileri ve hakemler nezdinde vekil sıfatıyla direkt temsil yetkisi; hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri, muhakemat müdürleri ve avukatlara aittir. (3) 5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen usullere nazaran muhakemat hizmeti temin edilemeyen hallerde adli ve yönetimsel davalar ile icra takiplerini yürütmek suretiyle merkez ve taşra birim amirlerine üst yönetici tarafınca temsil yetkisi verilebilir. Üst yönetici bu yetkisini hukuk birimi amirine devredebilir. (4) İdari davalarda; lüzumlu görülmesi halinde, idarede görevli bir personel, uzmanlığından faydalanılmak suretiyle yönetim vekili yada temsilcisi ile beraber duruşmalara iştirak ettirilebilir. 5) İdareleri vekil sıfatıyla temsile yetkili olan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri ve avukatların bir sıralaması, idaresince yazılı olarak yada Adalet Bakanlığınca belirlenen esaslar dairesinde elektronik ortamda ilgili Cumhuriyet başsavcılığına, bölge yönetim mahkemesi başkanlıklarına; askeri savcılıklara ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığına verilir.

Bu listeler, Cumhuriyet başsavcılığı tarafınca adli yargı çevresinde, bölge yönetim mahkemesi başkanlığınca yönetimsel yargı çevresinde bulunan mahkemelere gönderilir. Yüksek mahkemeler ve bölge adalet sarayı mahkemesindeki duruşmalarda temsil yetkisini kullanacakların adları ilgili mahkemelerin başsavcılıklarına yada başkanlıklarına bildirilir. Listede adları yer alanlar, baroya kayıt ve vekâletname ibrazı gerekmeksizin yönetim vekili sıfatıyla her türlü dava ve icra işlemlerini takip edebilirler.

Vekil sıfatıyla temsil yetkisi sona erenlerin adları anılan mercilere aynı usulle hemen bildirilir.” kuralına yer verilmiş; ‘Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet tutarına hükmedilmesi ve dağıtımı’ başlıklı 14. maddesinde de; “(1) Tahkim usulüne doğal olarak olanlar dâhil adli ve yönetimsel davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafınca meydana getirilen takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafınca temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata nazaran hükmedilmesi ihtiyaç duyulan meblağ üstünden idareler lehine vekâlet tutarı takdir edilir. 2) İdareler lehine karara bağlanan ve eğitim olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak yönetim hukuk biriminde fiilen vazife icra eden personele aşağıdaki usul ve sınırlar dâhilinde ödenir. a) Vekâlet tutarının; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü yada avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı sene içinde altı aydan çok süreyle hukuk biriminde fiilen vazife yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (“hukuk biriminde vazife icra eden başka personele %5 i eşit olarak ödenir” Hükmü aynı gün piyasaya sürülen başka bir KHK ile yürürlükten kaldırılmıştır.) eşit olarak ödenir. b) Ödenecek vekalet tutarının senelik tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…)(1) rakamının, memur (işgören) aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez. c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan meblağ, hukuk biriminde vazife icra eden ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan meblağ üçüncü bütçe senesi sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.

(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır. “ kuralı düzenlenmiştir.

Yukarıda açıklanmış olduğu suretiyle, “hukuk biriminde vazife icra eden başka personele %5 i eşit olarak ödenir” hükmünün, 31.12.2011 tarihinden başlayarak geçerli olmak suretiyle yürürlükten kaldırılması ile 2012 yılından başlayarak avukat haricindeki personelin vekâlet ücretinden hisse almasının önü kapatılmıştır. 659 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesi 2(c) bendi gereğince de Belediye tarafınca çeşitli yargı ve icra mercilerinde sonuçlanan dava ve işlemler neticesinde kazanılan ve emanet hesabında toplanan ve 3 yılsonunda dağıtımı yapılmayan tutarların halk kurumunun bütçesine gelir olarak kaydedilmesi gerekmektedir ve dolayısıyla söz mevzusu tutarların halk deposu olduğu açıktır.

Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlar Kanunu’nun 35 inci maddesi gereğince hukuki meselelerde mütalaa vermek ve benzeri başka görevler yalnızca avukatların yapacağı işler içinde sayılmıştır. 659 sayılı Kararname’nin “Hukuk Birimlerinin Görevleri” başlıklı 4 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (6) sıra nolu bendinde aynen “Teşkilat kanunlarına nazaran hukuk birimi kurulmayan idarelerde, bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hukuk hizmetleri istihdam edilen avukatlar tarafınca yerine getirilir. İdarelerin merkez birimlerinde istihdam edilen avukatlardan birisi, üst yönetici onayı ile hukuk birimi amiri olarak görevlendirilir.” hükmünden de görüleceği suretiyle yasa koyucunun hukuk birim amirliğinin avukat niteliğini haiz personel tarafınca yerine getirilmesini istediği anlaşılmaktadır. 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14. a) maddesindeki “…. Vekalet tutarı dağıtımının yapıldığı sene içinde altı aydan çok süreyle hukuk biriminde fiilen vazife yapmış olmak şartıyla, hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı eşit olarak ödenir” hükmünden hukuk birim amirlerinin avukat olmayacağı sonucunu değil, yalnız bu niteliği haiz olup yöneticilik icra eden; şu demek oluyor ki fiilen dava ve icra dosyası takip etmeyen avukat hukuk birim amiri şeklinde idrak etmek gerekmektedir.

Bunun yanı sıra, 659 sayılı KHK’nın 6 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasındaki “5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen usullere nazaran muhakemat hizmeti temin edilemeyen hallerde adli ve yönetimsel davalar ile icra takiplerini yürütmek suretiyle merkez ve taşra birim amirlerine üst yönetici tarafınca temsil yetkisi verilebilir. Üst yönetici bu yetkisini hukuk birimi amirine devredebilir.” hükmü, Belediyenin avukatlık hizmeti temin edememesi durumu için getirilmiş istisnai bir yargı olup, Belediyede kadrolu ve sözleşmeli avukatlar varken hukuk  işleri müdürlüğünün vekâleten Başkan Yardımcısı tarafınca yürütülmesi mevzuata uygun değildir.

Ayrıca, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7-a/3 maddesinde, teknik tahsil gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun vazife alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan minimum dört senelik bölümlerinden mezun olmak, 4/b maddesinde Hukuk müşaviri ekibine atanabilmek için; Hukuk Fakültesi mezunu olmak gerektiği ifade edilmiştir. Söz mevzusu mevzuat hükümlerine nazaran, Belediyede kadrolu ve sözleşmeli avukatlar varken, Hukuk İşleri Müdürlüğü görevini tedviren yürüten ve avukat olmayan reis yardımcısına avukatlık vekâlet tutarı ödenmesi mümkün olmadığından, görevli iddialarının reddi ile, 266 sayılı ilamın 16 ncı maddesiyle …. TL. ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE Karar verildi

Kaynak Mevzuat

    YORUMLAR

    En az 10 karakter gerekli

    Sıradaki haber:

    B düzeyi lisan bilen memur (işgören) ne kadar lisan tazminatı … 2021

    HIZLI YORUM YAP

    MEBhaber.NET'e üye olun

    Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

    MEBhaber.NET'e giriş yapın

    Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

    küçükçekmece araç kiralama eyüp evden eve nakliyat