h Dolar 7,2324 %-2.63
h Euro 8,7144 %-2.63
h BIST100 1.507,57 %2.46
a İkindi Vakti 16:28
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
X

Yönetmelikte yeterlilik imtihanı sonrasında müfett… 2021

Yönetmelikte yeterlilik sınavı sonrasında müfettişliğe atanma süresi belirlenmek zorunda mı?

Yönetmelikte yeterlilik imtihanı sonrasında müfett… 2021




Danıştay İkinci Dairesi, İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Müfettişliğe atanma” başlıklı 37. maddesinin; iş müfettişi kadrolarına yapılacak atamaların süresine ilişkin hususları düzenlemediğinden dolayı söz mevzusu maddenin iptali istemiyle oluşturulan dava reddedilmiştir.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2019/197 E. , 2020/153 K.
“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/197
Karar No : 2020/153

DAVACI :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Davalı idarede, İş Müfettiş Yardımcısı olarak vazife icra eden davacı tarafınca, “İş Müfettişi” ekibine atanması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olarak ileri sürülen ve 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emek verme ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Müfettişliğe atanma” başlıklı 37. maddesinin; iş müfettişi kadrolarına yapılacak atamaların süresine ilişkin hususları düzenlemediğinden bahisle iptali ve yoksun kalınan parasal haklarının kanuni faiziyle beraber ödenmesine hükmedilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafınca;
1. 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emek verme ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Müfettişliğe atanma” başlıklı 37. maddesinde müfettiş kadrolarına nasıl ne şekilde atanacağının düzenlenmesine karşın; atama süresine ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığından hak kayıplarının önlenmesi amacıyla anılan maddenin iptal edilmesi gerektiği,
2. Müfettiş olmak için bütün şartları haiz olduğu ve sınavları başarı ile geçmiş olduğu, davalı yönetim tarafınca dava mevzusu işlemde hiçbir neden gösterilmediği, bu durumun hukuka aykırılık teşkil etmiş olduğu,
3. İş müfettişi olarak atanmaması sebebiyle ileriye dönük kariyerinin zorla izin verilmediği, söz mevzusu işlem ile müfettiş ve iş müfettişi yardımcısı kadroları arasındaki maaş farkı sebebiyle parasal hak yitirilmesine uğramış olduğu,
4. İdare tarafınca tesis edilen işlemin idareye itimat, kazanılmış hak, haklı beklenti ve Devlet faaliyetlerinin belirliliği ilkelerine aykırı olduğu iddia edilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI :
Davalı yönetim tarafınca ;
1. İdari davaya mevzu olabilecek kati ve yürütülmesi ihtiyaç duyulan bir işlem bulunmadığı,
2. Dava mevzusu Yönetmelik hükmünün hukuka uygun olması sebebiyle iptalini gerektirecek bir hususun bulunmadığı,
3. Atama işlemine dayanak olan düzenleyici işlemlerde, atama işleminin tamamlanmasına ilişkin herhangi bir süre öngörülmediğinden işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu,
4. İdarelerin yargı kararıyla belli bir ekibe atama hayata geçirmeye zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı,
5. Atama sürecinin halen devam etmiş olduğu, bu yüzden dava mevzusu işlem sebebiyle oluşmuş herhangi bir maddi kayıptan söz edilemeyeceği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :
DÜŞÜNCESİ : 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emek verme ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Müfettişliğe atanma” başlıklı 37. maddesinin iptali istemi yönünden davanın reddine, davacının iş müfettişi ekibine atanmak istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemin ise iptaline, davacının yoksun kalmış olduğu parasal haklarının atanmaya hak kazanılmış olduğu tarihten başlayarak kanuni faiziyle beraber ödenmesine hükmedilmesi gerektiği düşünülmüştür.

DANIŞTAY SAVCISI :
DÜŞÜNCESİ : Dava; … ‘nda, İş Müfettiş Yardımcısı olarak vazife icra eden davacı tarafınca, “İş Müfettişi” ekibine atanması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan ve 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emek verme ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Müfettişliğe Atanma” başlıklı 37. maddesinin, iş müfettişi kadrolarına yapılacak atamaların süresine ilişkin hususları düzenlemediğinden bahisle, iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının kanuni faiziyle beraber tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
28/08/1979 günlü, 6738 sayılı Resmi Gazete’de piyasaya sürülen İş Teftişi Tüzüğü’nün 6. maddesinde, müfettişliğe, yönetmeliğine nazaran yapılacak müfettişlik yeterlik imtihanını başaran müfettiş yardımcılarının atanacağı, bu sınava girebilmek için;
A) Müfettiş yardımcılığı görevinde eylemli olarak minimum üç sene çalışmış olmak,
B) Müfettiş yardımcılığında geçen hizmet yıllarına ilişkin tüm sicilleri müspet olmak,
C) Başkanlıkça, yönetmeliğin müfettiş yardımcılarının çalışma ve yeterlik sınavına hazırlanma ilkelerini düzenleyen hükümleri uyarınca yapmış olduğu çalışmalarda kafi görülmek, gerekeceği kuralına yer verilmiştir.
31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emek verme ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 36. maddesinde de, yeterlik sınavının yazılı ve sözlü olmak suretiyle iki aşamadan oluşacağı; yazılı sınavın, çalışma yaşamı mevzuatı, halk idaresi ve çalışanı ile ilgili mevzuat, mesleki bilgiler, teftiş usulleri ve şekilleri mevzularından yapılıcağı, yazılı sınavdan başarıya ulaşmış olabilmek ve sözlü sınava girebilmek için minimum yetmiş puan almak gerektiği, sözlü sınavın ise yazılı imtihan mevzuları ile adayın anlama, ifade ve temsil kabiliyetleri dikkate alınarak yapılacağı, sözlü sınavda başarıya ulaşmış olabilmek için yüz üstünden minimum yetmiş puan almak gerekeceği, yeterlik başarı sıralamasında, yeterlik yazılı ve sözlü imtihan notlarının averajının temel alınacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Yönetmeliğin iş müfettişi kadrolarına yapılacak atamaların süresine ilişkin hususları düzenlemediğinden bahisle iptalinin istenildiği 37. maddesinde ise, “Yeterlik sınavlarında başarıya ulaşmış olanlar, yeterlik başarı sırasına nazaran müfettiş kadrolarına atanırlar. Yeterlik imtihan notlarında eşitlik olması halinde, yetişme notu temel alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı, yukarıda da değinildiği suretiyle, iş müfettişi kadrolarına yapılacak atamaların süresine ilişkin hususları düzenlemediğinden bahisle anılan Yönetmeliğin 37. maddesinin iptalini istemekte ise de, anılan maddede iş müfettişi kadrolarına yapılacak atamaların süresine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava mevzusu işleme ulaşınca;
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 29/03/2011 tarihinde davalı yönetim Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı (mülga İş Teftiş Kurulu Başkanlığı) emrinde İş Müfettiş Yardımcısı olarak göreve başladığı, iş müfettişliği yeterlik yazılı sınavında ve sözlü sınavında başarıya ulaşmış olduğu, 06/08/2014 tarihinde İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca iş müfettişliği yeterlik sınavında başarıya ulaşmış olanların duyuru edilmiş olduğu listede davacının da adının bulunmuş olduğu, bu listeye nazaran başarıya ulaşmış sayılan iş müfettiş yardımcılarının boş bulunan müfettişlik ekibine atamalarının Personel Dairesi Başkanlığından talep edilmiş olduğu, sadece dava mevzusu işlemle davacıya atama süreçlerinin devam ettiğinin bildirildiği, netice itibarıyla atamasının yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, fiil ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı vaziyet ve tutumlardan kaçınan, hukuku bütün devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet olup “belirlilik” ve “hukuk güvenliği” hukuk devletinin esas ilkelerindendir.
Belirlilik ilkesi, yalnızca kanuni belirliliği değil, daha geniş anlamda hukuki belirliliği de ifade etmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir şeklinde niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla, mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir.
Burada aslolan olası muhatapların var şartlar altında belirli bir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğini öngörmelerini mümkün kılacak bir normun varlığıdır
Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin bütün fiil ve işlemlerinde devlete itimat duyabilmesini, devletin de kanuni düzenlemelerinde bu itimat duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını lüzumlu kılar.
Kanunlara güvenerek yaşamını yönlendiren, hukuki iş ve işlemlere girişen ferdin, bu kanunların uygulanmasına devam edileceği yolunda oluşan beklentisinin mümkün olduğunca korunması hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.
Gerek yargı kararları, gerek öğretideki ortak tanımlamalara nazaran “haklı beklenti”, idarenin ister bir taahhüt, isterse uzun devam eden bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini umut etmeleridir.
Dava mevzusu vakada, yazılı ve sözlü sınavları geçerek yeterlik sınavında başarıya ulaşmış olan davacının, mevzuat hükümlerine nazaran müfettişlik ekibine atanma hususunda haklı beklenti içine girmiş olduğu, sadece, aradan geçen zamana karşın müfettişilik ekibine atanamadığı anlaşıldığından, davacının atama istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuk devletinin gereği olan hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerine uygunluk görülmemiştir.
Anayasanın 125. maddesi uyarınca da yönetim, kendi fiil ve işlemlerinden doğan ziyanı ödemekle yükümlü olduğundan, davacının tazminat isteminin karşılanmasının gerektiği sonucuna varılmıştır
Açıklanan nedenlerle, Emek verme ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Müfettişliğe Atanma” başlıklı 37. maddesinin iptali istemi yönünden davanın reddine, davacının “İş Müfettişi” ekibine atanması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile bu işlem sonucu yoksun kalınan parasal haklarının ise kanuni faiziyle beraber tazminine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; davalı idarenin usule yönelik iddiası yerinde görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonrasında gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
29/03/2011 tarihinde davalı yönetim Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı (mülga İş Teftiş Kurulu Başkanlığı) emrinde İş Müfettiş Yardımcısı olarak göreve başlamış olan davacının, 18/06/2014 tarihinde iş müfettişliği yeterlik yazılı sınavında, 07/07/2014 – 25/07/2014 tarihleri içinde meydana getirilen yeterlik sözlü sınavında başarıya ulaşmış olduğu; 06/08/2014 tarihinde İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca iş müfettişliği yeterlik sınavında başarıya ulaşmış olanların duyuru edilmiş olduğu listede adının bulunmuş olduğu; bu listeye nazaran başarıya ulaşmış sayılan iş müfettiş yardımcılarının boş bulunan müfettişlik ekibine atamalarının Personel Dairesi Başkanlığından talep edilmiş olduğu; sadece, iş müfettişi ekibine atanması istemiyle davacının yapmış olduğu başvuruya dava mevzusu işlemle verilen yanıtta atama süreçlerinin devam ettiğinin bildirilmesi üstüne, söz mevzusu başvurunun reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olarak ileri sürülen ve 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emek verme ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Müfettişliğe atanma” başlıklı 37. maddesinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın -dava mevzusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan şekliyle- 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve halk tüzel kişilerinin, kendi vazife alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak suretiyle ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkartabileceği yargı altına alınmıştır.
İdareler, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmette etkinliğin sağlanması için lüzumlu önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda takdir yetkisine sahiptirler. Kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl ne şekilde yürütüleceğini evvel saptamak her vakit mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan gereksinimleri karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üstünde lüzumlu değişimleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisi bulunmaktadır.
Dava mevzusu Yönetmelik’in dayanakları içinde yer edinen 13/12/1950 günlü, 5690 sayılı Kanun’la onanan; Sanayi ve Ticarette İş Teftişi Hakkındaki 81 numaralı Milletlerarası Emek verme Sözleşmesinin 1. maddesinde; “Hakkında bu sözleşmenin yürürlükte bulunmuş olduğu Milletlerarası Emek verme Teşkilatının her üyesinin sınai iş yerlerinde bir teftiş sistemi bulundurması lazımdır.” hükmüne yer verildiği; 2. maddesinde iş teftiş sisteminin vazifelerine dair ibarelerin yer almış olduğu; 6. maddesinde; “teftiş çalışanı, memuriyette istikrarlarını ve hükümet değişikliklerine ve yerinde olmayan harici tesirlere doğal olarak bulunmamalarını sağlayacak şekilde bir statü ve hizmet şartlarından faydalanan kamu memurlarından terekküp edecektir” hükmüne; 7. maddesinde; “1. Amme hizmetine alınmak için milli (ulusal) mevzuatın tespit edeceği şartlar mahfuz kalmak kaydıyla, iş müfettişleri, yalnız görecekleri vazifeleri ifa edebilmek için ihtiyaç duyulan yeterlik gözönünde tutularak atama edileceklerdir., 2. Bu ehliyetlerin tahkiki yolları yetkili makam tarafınca atama edilecektir., 3. İş müfettişlerinin vazifelerine ifa edebilmeleri için münasip şekilde yetiştirilmeleri lazımdır.” hükmüne yer verildiği anlaşılmaktadır.
28/08/1979 günlü, 16738 sayılı Resmi Gazete’de piyasaya sürülen İş Teftişi Tüzüğü’nün-dava mevzusu Yönetmelik’in yayımlandığı tarihte yürürlükteki haliyle- “Kapsam” başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında; “Emek verme mevzuatının uygulanmasında müfettişlerce Devlet adına yapılacak seyretme, denetleme ve teftişin ilkeleri, teftiş hizmetinin örgütlenmesine ilişkin kurallar, işyerlerinde tutulacak teftiş defterlerinin biçimi, ne yolda doldurulacağı ve bununla ilgili işlemler, müfettiş ve müfettiş yardımcılarının vazife, yetki ve nitelikleriyle işe alınmaları ve çalışma şekilleri bu Tüzükte gösterilmiştir.” hükmüne; “Müfettişliğe atanma” başlıklı 6. maddesinde ise; “Müfettişliğe, yönetmeliğine nazaran yapılacak müfettişlik yeterlik imtihanını başaran müfettiş yardımcıları atanır.
Bu sınava girebilmek için;
A) Müfettiş yardımcılığı görevinde eylemli olarak minimum üç sene çalışmış olmak,
B) (Değişik : 21/7/1989 – 89/14389 K.) Müfettiş yardımcılığında geçen hizmet yıllarına ilişkin tüm sicilleri müspet olmak,
C) Başkanlıkça, yönetmeliğin müfettiş yardımcılarının çalışma ve yeterlik sınavına hazırlanma ilkelerini düzenleyen hükümleri uyarınca yapmış olduğu çalışmalarda kafi görülmek, gerekir.
(Değişik üçüncü fıkra : 21/7/1989 – 89/14389 K.) (B) yada (C) bentleri gereğince yetersiz görülenlerden başka görevlerde çalışmaya elverişli olanlar, yeterlik sınavına girip de başarı gösteremeyenler ve haklı bir sebep olmaksızın yeterlik sınavına girmeyenler Bakanlıktaki başka görevlere atanırlar.
Müfettişlerin herhangi bir nedenle başka bir göreve atanmalarında Teftiş Kurulu Başkanının görüşü alınır.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava mevzusu Yönetmelik’in dayanakları içinde yer edinen ve dava mevzusu Yönetmelik’in yayımlandığı tarihte yürürlükteki haliyle 3146 sayılı Emek verme ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un (Mülga) “Bakan” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; (Değişik ikinci fıkra: 16/5/2006-5502/42 md.) Bakan, emri altındakilerin etkinlik ve işlemlerinden görevli olup, Bakanlık merkez, taşra ve vatan dışı teşkilâtı ile bağlı ve ilgili müesseselerinin faaliyetlerini, işlemlerini ve hesaplarını denetlemekle görevli ve yetkilidir. (Ek tümce: 11/10/2011 – KHK – 665/1 md.) Bakan bu yetkisini İş Müfettişleri, bağlı ve ilgili kuruluşların müfettişleri ve uygun göreceği başka personel vesilesiyle kullanabilir.” hükmüne; (Mülga) “İş Teftiş kurulu Başkanlığı” başlıklı 15. maddesinin 2. fıkrasında; “(Değişik ikinci fıkra: 12/7/2013-6495/73 md.) İş Müfettişi Yardımcılarının giriş ve yeterlik imtihanlarının usul ve esasları, İş Müfettişliğine yükselmeleri, vazife, yetki ve sorumlulukları, bunlarda aranacak özel şartlar, Başkanlığın çalışma usul ve esasları ile başka hususlar yönetmelikle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda alıntılanan düzenlemeler çerçevesinde, dava mevzusu Emek verme ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu; anılan Yönetmelik’in “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; Emek verme ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulunun teşkilat, vazife, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.” hükmüne; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Yönetmelik, Emek verme ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulunun teşkilat, vazife ve yetkileri ile İş Teftiş Kurulu Başkanının, müfettişlerin, müfettiş yardımcılarının ve İş Teftiş Kurulu Başkanlığı şube müdürlüğünün vazife, yetki ve sorumluluklarını, teftiş edilenlerin sorumluluklarını, İş Teftiş Kurulu Başkanı ile müfettiş ve müfettiş yardımcılarının seçilme, yetiştirilme ve atanmaları, özlük hakları ile çalışma usul ve esaslarını kapsar.” hükmüne; “Müfettişliğe giriş” başlıklı 27. maddesinde; “Müfettişliğe giriş imtihanını kazanmak şartıyla, müfettiş yardımcısı olarak girilir.” hükmüne; “Yeterlik Imtihanı” başlıklı 36. maddesinde; “(1) Yeterlik imtihanı yazılı ve sözlü olmak suretiyle iki aşamadan oluşur.
(2) Yazılı imtihan, çalışma yaşamı mevzuatı, halk idaresi ve çalışanı ile ilgili mevzuat, mesleki bilgiler, teftiş usulleri ve şekilleri mevzularından yapılır.
(3) Yazılı sınavdan başarıya ulaşmış olabilmek ve sözlü sınava girebilmek için minimum yetmiş puan almak gerekir.
(4) Sözlü imtihan, yazılı imtihan mevzuları ile adayın anlama, ifade ve temsil kabiliyetleri dikkate alınarak yapılır. Buna nazaran sözlü sınavda, adayın;
a) Yazılı imtihan kapsamındaki mevzular hakkında bilgisi,
b) Bir mevzuyu kavrayıp özetleme, ifade kabiliyeti ve muhakeme gücü,
c) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu,
ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,
d) Genel kabiliyet ve umumi kültürü,
e) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı,
değerlendirilir.
(5) Sözlü sınavda adaylar, imtihan kurulu tarafınca dördüncü fıkranın (a) bendinde belirtilen mevzularda elli puan, başka bentlerde yazılı özelliklerin her biri onar puan üstünden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı rapora geçirilerek toplanır ve yüz üstünden sözlü notu belirlenir. Sözlü sınavda başarıya ulaşmış olabilmek için yüz üstünden minimum yetmiş puan almak gerekir. Bunun haricinde sözlü imtihan ile ilgili herhangi bir kayıt sistemi kullanılmaz.
(6) Yeterlik başarı sıralamasında, yeterlik yazılı ve sözlü imtihan notlarının averajı temel alınır.
(7) Sınava katılanlar imtihan sonuçlarına yazılı olarak itiraz edebilirler. İtirazlar yazılı yada sözlü imtihan sonuçlarının açıklanmasından ve duyurulmasından başlayarak on işgünü içinde bir dilekçe ile imtihan kuruluna yapılır. Bu itirazlar, dilekçenin kayda alınmasından başlayarak imtihan kurulu tarafınca incelenir ve netice ilgiliye en geç on işgünü içinde yazılı olarak bildirilir.” hükmüne; “Müfettişliğe atanma” başlıklı 37. maddesinde; “Yeterlik sınavlarında başarıya ulaşmış olanlar, yeterlik başarı sırasına nazaran müfettiş kadrolarına atanırlar. Yeterlik imtihan notlarında eşitlik olması halinde, yetişme notu temel alınır.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I – 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de piyasaya sürülen Emek verme ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin dava mevzusu “Müfettişliğe atanma” başlıklı 37. maddesinin iptali istemi bakımından;

Yukarıda alıntılanan düzenlemeler incelendiğinde, halk idarelerinin yerine getirmekle yükümlü oldukları halk hizmetlerinin en iyi şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla lüzumlu önlemleri almaları gerektiği hususu yönetim hukukunun esas ilkelerindendir. Bu önlemler içinde, hizmetin data ve edinim yönünden yetişmiş personel istihdam edilerek gördürülmesi kuralı da yer almakta olup, anılan personelin yeterlik ve başarısının tespiti amacıyla iş içindeki ilerleme ve yükselmelerinde, idarelerin umumi düzenleme yetkisine dayanarak bir ekip koşullar belirleyebilecekleri hususunda şüphe bulunmamakla beraber, bu koşulları belirleyen düzenlemelerin üst hukuk normlarına ve hukukun umumi ilkelerine aykırılık taşımaması gerektiği tartışmasızdır.

İdarelerin düzenleme yapma yetkisi kapsamında getirilen dava mevzusu 37. maddenin, üst hukuk normu durumunda olan ve dava mevzusu Yönetmelik’in dayanakları içinde yer edinen 06/08/1979 günlü, 7/17925 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulmuş olan İş Teftişi Tüzüğü’nün 6. maddesinin 1. fıkrasıyla aynı doğrultuda olduğu anlaşılmaktadır.

Yapılan açıklamalar beraber değerlendirildiğinde, idarenin, mevzuat yapma mevzusunda haiz olduğu takdir yetkisini, halk yararı ve hizmet gereklerini gözeterek üst hukuk normlarına aykırı olmayacak şekilde kullandığı sonucuna varıldığından, dava mevzusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

II – Davacının, “iş müfettişi” ekibine atanması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesini hükmedilmesi istemi bakımından;
Yukarıda yer verilen mevzuatın ve olayın beraber değerlendirilmesinden; üç senelik bir yetişim döneminden sonrasında yazılı ve sözlü yeterlik sınavına doğal olarak tutulan iş müfettiş yardımcılarının yeterlik sınavında başarı göstermeleri durumunda müfettişlik kadrolarına atanmalarının öngörülmüş olduğu da dikkate alındığında, yazılı ve sözlü sınavları geçerek yeterlik sınavında başarıya ulaşmış olan davacının, iş müfettişliğine atanma hususunda haklı beklenti içine girmiş olduğu, sadece, aradan geçen zamana karşın müfettişilik ekibine atanamadığı görülmektedir.
Bu durumda, hem bireylerin bütün fiil ve işlemlerde devlete itimat duyabilmesi ilkesini ifade eden hukuki güvenlik ilkesine hem de idarenin yapmış olduğu iş ve eylemlerde makul süre içinde devinim ederek bireylerin mağduriyetini engelleme işlevi olan hukuki belirlilik ilkesine aykırı olacak şekilde; davalı idarenin lüzumlu kadro çalışmasını yapmayarak, yeterlik sınavında başarıya ulaşmış olan davacıyı aradan uzunca bir süre geçmesine rağmen iş müfettişi olarak atamadığının anlaşılması karşısında, İş Müfettiş Yardımcısı olarak vazife icra eden davacının “İş Müfettişi” ekibine atanması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte taraftan, dava mevzusu bireysel işlemin iptaline karar verildiğinden, işlem sebebiyle davacının yoksun kalmış olduğu parasal haklarının kanuni faiziyle beraber davacıya ödenmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emek verme ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Müfettişliğe atanma” başlıklı 37. maddesinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE;
2. Davacının, “iş müfettişi” ekibine atanması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemin İPTALİNE;
3. Dava mevzusu işlem sebebiyle davacının yoksun kalmış olduğu parasal haklarının davalı idareye müracaat tarihinden başlayarak işleyecek kanuni faiziyle beraber davacıya ödenmesine;
4. Dava kısmen iptal-kabul, kısmen ret ile sonuçlandığından, aşağıda dökümü meydana getirilen …-TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranına nazaran yarısı olan …-TL’lik kısmının davacı üstünde bırakılmasına, geriye kalan … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta tutarının aidiyetine nazaran taraflara iadesine;
5. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine nazaran belirlenen …-TL vekalet tutarının davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine;
6. Bu kararın bildiri tarihini izleyen 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak suretiyle, 08/01/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.


Güncelleme Tarihi: 16 Ocak 2021, 12:38

Kaynak Mevzuat

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

2021 senesinde öğretmenlere ödenecek rahatlık hakkı t… 2020

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.