Mevzuat ve Resmi Yazılar

AYM: Yönetmeliğe Dayanan Öğrenci Disiplin Cezası Eğitim Hakkını İhlal Etti

Kısaca: Anayasa Mahkemesi, özel bir okulda okuyan iki lise öğrencisine verilen okul değiştirme cezaları nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi. Gerekçe, cezanın tek dayanağının MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği olması ve ortaöğretim öğrencilerinin disiplin suç ve cezalarını belirleyen bir kanun hükmünün bulunmaması. Karar 30 Ekim 2026 tarihli ve 33415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Dosyalar yeniden yargılama için idare mahkemelerine gönderildi; her başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ödenecek.

Öğrenci disiplin cezası verirken okulların dayandığı temel metin yine Anayasa Mahkemesinin (AYM) önüne geldi. AYM Birinci Bölümü, 2024/68293 başvuru numaralı Mahammad Rzayev ve Roberto Nejat Dilmen başvurusunda 16 Eylül 2026’da karar verdi. Karar 30 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Mahkeme, yalnızca yönetmeliğe dayanılarak verilen okul değiştirme cezalarının Anayasa’nın 42. maddesindeki eğitim hakkını ihlal ettiği sonucuna vardı. AYM bu tespiti ilk kez yapmıyor. Kararda, 6 Mart 2024 tarihli S.Ü. kararına (B. No: 2020/34927) açıkça atıf var.


Olay: İki Öğrenci, İki Okul Değiştirme Cezası

Kararda aktarılan bilgilere göre başvurucular, olay tarihinde özel bir eğitim kurumunda lise öğrencisiydi. İkisine de 7 Eylül 2013 tarihli ve 28758 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ne dayanılarak, 4 Aralık 2023 ve 19 Ocak 2024 tarihlerinde okul değiştirme cezası verildi. Yönetmeliğin 163. maddesi dört disiplin cezası sayıyor: kınama, okuldan kısa süreli uzaklaştırma, okul değiştirme ve örgün eğitim dışına çıkarma. 164. maddeye göre okul değiştirme, öğrencinin yerleşim yeri öncelikli olmak üzere aynı tür veya derecedeki başka bir okula naklidir.

Öğrenci disiplin cezası: AYM’nin okul değiştirme cezası nedeniyle eğitim hakkı ihlali kararının özeti
AYM’nin öğrenci disiplin cezası kararının özeti. Kaynak: Anayasa Mahkemesi, Mahammad Rzayev ve Roberto Nejat Dilmen Başvurusu (B. No: 2024/68293), Resmî Gazete 30.10.2026, sayı 33415.
Başvurucuİsnat edilen fiil (Yönetmelik md. 164)İdare mahkemesiBölge idare mahkemesi
Roberto Nejat DilmenOkul yöneticilerine ve öğretmenlere kaba ve saygısız davranmak (ğ bendi); okul içinde sözlü saldırı ve tehditDavayı reddetti27.11.2024’te istinaf başvurusunu kesin olarak reddetti
Mahammad RzayevBilişim araçları veya sosyal medya yoluyla eğitim ve öğretimi engellemek, kişilere ağır derecede maddi ve manevi zarar vermek (m bendi)Fiilin tipikliği gerçekleşmediği için cezayı iptal ettiİdarenin istinafını kabul etti, 6.11.2024’te davayı kesin olarak reddetti

Bölge idare mahkemesi, Rzayev’in sosyal medya paylaşımlarının başka bir öğrenciyi tehdit eden ifadeler ve hakaret içerdiğini, söz konusu öğrencinin eğitim hakkını olumsuz etkileyecek nitelikte olduğunu belirtmişti. Başvurucular kesin kararların ardından Aralık 2024’te bireysel başvuruda bulundu. AYM iki başvuruyu birleştirerek inceledi.


AYM Neden İhlal Dedi?

Mahkeme, olayların ayrıntısına ya da öğrencilerin ne yaptığına girmeden önce bir ön soruyu cevapladı: Bu müdahalenin kanuni dayanağı var mı? Cevap hayır oldu. AYM, S.Ü. kararında Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Dayanak” başlıklı 3. maddesinde sayılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde ortaöğretim öğrencilerine uygulanabilecek disiplin suç ve cezalarına ilişkin bir hüküm bulunmadığını tespit etmişti. Bu kararda da aynı ilkeleri uyguladı.

  • Ortaöğretim öğrencilerinin disiplin suçlarıyla ilgili genel ilkeleri ortaya koyan bir kanuni düzenleme yok.
  • Suçların çerçevesini çizen, cezayı gerektiren eylemleri genel hatlarıyla belirleyen, cezanın amacını ve kapsamını öngörülebilir kılan bir kanun hükmü de yok.
  • Başvuruculara verilen cezaların tek dayanağı Yönetmelik; S.Ü. kararından ayrılmayı gerektiren bir durum yok.
  • Kanunilik şartı sağlanmadığı için müdahalenin meşru amacı ve ölçülülüğü ayrıca incelenmedi.
Kararın diğer kısımları: Başvurucuların din ve yabancı uyrukluk nedeniyle ayrımcılığa uğradıkları iddiası, delil ortaya konulmadığı için “açıkça dayanaktan yoksun” bulunarak kabul edilmedi. Rzayev’in ifade özgürlüğü iddiası ise yeniden yargılamada mahkemelerce ele alınabileceği için ayrıca incelenmedi. Adalet Bakanlığı görüşünde somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiğini belirtmişti.

Sonuç: Yeniden Yargılama ve Tazminat

HükümAyrıntı
Eğitim hakkı (Anayasa md. 42)İhlal edildi
Ayrımcılık yasağıAçıkça dayanaktan yoksun, kabul edilemez
Yeniden yargılamaKarar örneği Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesine, Ankara 14. İdare Mahkemesine ve İstanbul 8. İdare Mahkemesine gönderildi
Manevi tazminatHer başvurucuya ayrı ayrı net 50.000 TL (Rzayev 100.000 TL istemişti; fazlası reddedildi)
Yargılama gideriHer başvurucuya ayrı ayrı 43.518,70 TL (3.518,70 TL harç + 40.000 TL vekâlet ücreti)
Oy durumuOybirliği, 16.09.2026
AYM Kararı: Resmî Gazete 30.10.2026 (PDF)
Okullar için önemli not: Bireysel başvuru kararı yönetmeliği iptal etmez; Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği yürürlükte kalır. Ancak AYM, yalnızca bu yönetmeliğe dayanan disiplin cezalarının eğitim hakkını ihlal ettiğini artık iki ayrı kararda söylemiş durumda. Benzer bir cezaya karşı açılmış davalarda bu içtihat gündeme gelecektir. Karar, olay tarihindeki (2023-2024) mevzuata göre verildi.

Öğretmen Gözüyle

Bu karar, okulda disiplin işini yürüten öğretmen ve yöneticiyi zor bir yerde bırakıyor. Öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulunda görev alan öğretmen, Bakanlığın yürürlükteki yönetmeliğini uygulamakla yükümlü. Bunu doğru usulle yapsa bile, verdiği ceza yıllar sonra “kanuni dayanak yok” gerekçesiyle hak ihlali sayılabiliyor. Sorun okulda değil, mevzuatın kuruluşunda.

Daha düşündürücü olan şu: AYM aynı tespiti Mart 2024’te S.Ü. kararında yapmıştı. Bu dosyadaki cezalar o kararın hemen öncesinde verilmiş; idari yargı ise S.Ü. kararından aylar sonra, Kasım 2024’te cezaları kesinleştirmiş. Tazminatı ve yargılama giderini kamu ödüyor. Üstelik dosyalardan birinde öğretmenlere ve yöneticilere yönelik sözlü saldırı ve tehdit idare mahkemesince sabit görülmüştü. Yani karar, öğretmene yönelik davranışın kabul edilebilir olduğunu söylemiyor. Bu davranışa verilecek cezanın kanunla çerçevelenmesi gerektiğini söylüyor.

Okullara düşen pratik ders şu: Disiplin sürecinde savunma, tutanak, kurul kararı ve tebligat aşamaları eksiksiz ve yazılı yürütülmeli. Okul değiştirme ve örgün eğitim dışına çıkarma gibi ağır cezalarda, ceza dışındaki rehberlik ve aileyle iş birliği adımları da kayda geçirilmeli. Kalıcı çözüm ise öğrenci disiplin suç ve cezalarının genel çerçevesini belirleyen bir kanun düzenlemesi. Bu, okul yönetimlerinin değil yasa koyucunun işi.

MEB Haber editörü


Sıkça Sorulan Sorular

AYM öğrenci disiplin cezası hakkında ne karar verdi?

Anayasa Mahkemesi, iki lise öğrencisine Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ne dayanılarak verilen okul değiştirme cezaları nedeniyle Anayasa’nın 42. maddesindeki eğitim hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi. Karar 30 Ekim 2026 tarihli ve 33415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.

İhlalin gerekçesi neydi?

Ortaöğretim öğrencilerine uygulanacak disiplin suç ve cezalarının genel çerçevesini belirleyen bir kanun hükmü bulunmaması. Cezaların tek dayanağı yönetmelikti; bu nedenle kanunilik şartı sağlanmadı ve meşru amaç ile ölçülülük ayrıca incelenmedi.

Bu karar Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ni iptal etti mi?

Hayır. Bireysel başvuru kararları düzenlemeleri iptal etmez; yönetmelik yürürlükte. Karar, bu iki başvurucu için yeniden yargılama ve tazminat sonucunu doğurdu. Ancak AYM’nin S.Ü. kararından sonra aynı yöndeki ikinci kararı olduğu için benzer davalarda emsal olarak gündeme gelecektir.

Başvuruculara ne kadar tazminat ödenecek?

Her başvurucuya ayrı ayrı net 50.000 TL manevi tazminat ve 3.518,70 TL harç ile 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan 43.518,70 TL yargılama gideri ödenecek. Ödemeler, başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvurusundan itibaren dört ay içinde yapılacak.

Ayrımcılık iddiası ne oldu?

Başvurucuların din ve yabancı uyrukluk nedeniyle ayrımcılığa uğradıkları iddiası, bunu gösteren delil ortaya konulmadığı için açıkça dayanaktan yoksun bulunarak kabul edilemez sayıldı.

Resmî Kaynaklar

Anayasa Mahkemesi, Mahammad Rzayev ve Roberto Nejat Dilmen Başvurusu, B. No: 2024/68293, karar tarihi 16.09.2026 (Resmî Gazete, 30.10.2026, sayı 33415, PDF) · Resmî Gazete 30 Ekim 2026 içindekiler

İlgili yazılar: Karne, adres doğrulama ve devamsızlık kuralları, Kurumlar arası geçici görevlendirme yönetmeliği değişikliği, Mevzuat ve resmî yazılar.

Son güncelleme: 30 Ekim 2026. Bu haber, MEB Haber editörü tarafından yalnızca resmî kaynaklara dayanılarak hazırlanmıştır; “Öğretmen gözüyle” bölümü editörün yorumudur.

MEB Haber Editörü

MEB Haber editörü; öğretmen gözüyle MEB duyurularını, mevzuatı, atama ve sınav görevi süreçlerini yalnızca resmî kaynaklara dayanarak derler ve yorumlar. İletişim: clgnuza@gmail.com
Başa dön tuşu