AYM: Yönetmeliğe Dayanan Öğrenci Disiplin Cezası Eğitim Hakkını İhlal Etti

Öğrenci disiplin cezası verirken okulların dayandığı temel metin yine Anayasa Mahkemesinin (AYM) önüne geldi. AYM Birinci Bölümü, 2024/68293 başvuru numaralı Mahammad Rzayev ve Roberto Nejat Dilmen başvurusunda 16 Eylül 2026’da karar verdi. Karar 30 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Mahkeme, yalnızca yönetmeliğe dayanılarak verilen okul değiştirme cezalarının Anayasa’nın 42. maddesindeki eğitim hakkını ihlal ettiği sonucuna vardı. AYM bu tespiti ilk kez yapmıyor. Kararda, 6 Mart 2024 tarihli S.Ü. kararına (B. No: 2020/34927) açıkça atıf var.
Olay: İki Öğrenci, İki Okul Değiştirme Cezası
Kararda aktarılan bilgilere göre başvurucular, olay tarihinde özel bir eğitim kurumunda lise öğrencisiydi. İkisine de 7 Eylül 2013 tarihli ve 28758 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ne dayanılarak, 4 Aralık 2023 ve 19 Ocak 2024 tarihlerinde okul değiştirme cezası verildi. Yönetmeliğin 163. maddesi dört disiplin cezası sayıyor: kınama, okuldan kısa süreli uzaklaştırma, okul değiştirme ve örgün eğitim dışına çıkarma. 164. maddeye göre okul değiştirme, öğrencinin yerleşim yeri öncelikli olmak üzere aynı tür veya derecedeki başka bir okula naklidir.

| Başvurucu | İsnat edilen fiil (Yönetmelik md. 164) | İdare mahkemesi | Bölge idare mahkemesi |
|---|---|---|---|
| Roberto Nejat Dilmen | Okul yöneticilerine ve öğretmenlere kaba ve saygısız davranmak (ğ bendi); okul içinde sözlü saldırı ve tehdit | Davayı reddetti | 27.11.2024’te istinaf başvurusunu kesin olarak reddetti |
| Mahammad Rzayev | Bilişim araçları veya sosyal medya yoluyla eğitim ve öğretimi engellemek, kişilere ağır derecede maddi ve manevi zarar vermek (m bendi) | Fiilin tipikliği gerçekleşmediği için cezayı iptal etti | İdarenin istinafını kabul etti, 6.11.2024’te davayı kesin olarak reddetti |
Bölge idare mahkemesi, Rzayev’in sosyal medya paylaşımlarının başka bir öğrenciyi tehdit eden ifadeler ve hakaret içerdiğini, söz konusu öğrencinin eğitim hakkını olumsuz etkileyecek nitelikte olduğunu belirtmişti. Başvurucular kesin kararların ardından Aralık 2024’te bireysel başvuruda bulundu. AYM iki başvuruyu birleştirerek inceledi.
AYM Neden İhlal Dedi?
Mahkeme, olayların ayrıntısına ya da öğrencilerin ne yaptığına girmeden önce bir ön soruyu cevapladı: Bu müdahalenin kanuni dayanağı var mı? Cevap hayır oldu. AYM, S.Ü. kararında Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Dayanak” başlıklı 3. maddesinde sayılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde ortaöğretim öğrencilerine uygulanabilecek disiplin suç ve cezalarına ilişkin bir hüküm bulunmadığını tespit etmişti. Bu kararda da aynı ilkeleri uyguladı.
- Ortaöğretim öğrencilerinin disiplin suçlarıyla ilgili genel ilkeleri ortaya koyan bir kanuni düzenleme yok.
- Suçların çerçevesini çizen, cezayı gerektiren eylemleri genel hatlarıyla belirleyen, cezanın amacını ve kapsamını öngörülebilir kılan bir kanun hükmü de yok.
- Başvuruculara verilen cezaların tek dayanağı Yönetmelik; S.Ü. kararından ayrılmayı gerektiren bir durum yok.
- Kanunilik şartı sağlanmadığı için müdahalenin meşru amacı ve ölçülülüğü ayrıca incelenmedi.
Sonuç: Yeniden Yargılama ve Tazminat
| Hüküm | Ayrıntı |
|---|---|
| Eğitim hakkı (Anayasa md. 42) | İhlal edildi |
| Ayrımcılık yasağı | Açıkça dayanaktan yoksun, kabul edilemez |
| Yeniden yargılama | Karar örneği Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesine, Ankara 14. İdare Mahkemesine ve İstanbul 8. İdare Mahkemesine gönderildi |
| Manevi tazminat | Her başvurucuya ayrı ayrı net 50.000 TL (Rzayev 100.000 TL istemişti; fazlası reddedildi) |
| Yargılama gideri | Her başvurucuya ayrı ayrı 43.518,70 TL (3.518,70 TL harç + 40.000 TL vekâlet ücreti) |
| Oy durumu | Oybirliği, 16.09.2026 |
Öğretmen Gözüyle
Bu karar, okulda disiplin işini yürüten öğretmen ve yöneticiyi zor bir yerde bırakıyor. Öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulunda görev alan öğretmen, Bakanlığın yürürlükteki yönetmeliğini uygulamakla yükümlü. Bunu doğru usulle yapsa bile, verdiği ceza yıllar sonra “kanuni dayanak yok” gerekçesiyle hak ihlali sayılabiliyor. Sorun okulda değil, mevzuatın kuruluşunda.
Daha düşündürücü olan şu: AYM aynı tespiti Mart 2024’te S.Ü. kararında yapmıştı. Bu dosyadaki cezalar o kararın hemen öncesinde verilmiş; idari yargı ise S.Ü. kararından aylar sonra, Kasım 2024’te cezaları kesinleştirmiş. Tazminatı ve yargılama giderini kamu ödüyor. Üstelik dosyalardan birinde öğretmenlere ve yöneticilere yönelik sözlü saldırı ve tehdit idare mahkemesince sabit görülmüştü. Yani karar, öğretmene yönelik davranışın kabul edilebilir olduğunu söylemiyor. Bu davranışa verilecek cezanın kanunla çerçevelenmesi gerektiğini söylüyor.
Okullara düşen pratik ders şu: Disiplin sürecinde savunma, tutanak, kurul kararı ve tebligat aşamaları eksiksiz ve yazılı yürütülmeli. Okul değiştirme ve örgün eğitim dışına çıkarma gibi ağır cezalarda, ceza dışındaki rehberlik ve aileyle iş birliği adımları da kayda geçirilmeli. Kalıcı çözüm ise öğrenci disiplin suç ve cezalarının genel çerçevesini belirleyen bir kanun düzenlemesi. Bu, okul yönetimlerinin değil yasa koyucunun işi.
MEB Haber editörü
Sıkça Sorulan Sorular
AYM öğrenci disiplin cezası hakkında ne karar verdi?
İhlalin gerekçesi neydi?
Bu karar Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ni iptal etti mi?
Başvuruculara ne kadar tazminat ödenecek?
Ayrımcılık iddiası ne oldu?
Resmî Kaynaklar
Anayasa Mahkemesi, Mahammad Rzayev ve Roberto Nejat Dilmen Başvurusu, B. No: 2024/68293, karar tarihi 16.09.2026 (Resmî Gazete, 30.10.2026, sayı 33415, PDF) · Resmî Gazete 30 Ekim 2026 içindekiler
İlgili yazılar: Karne, adres doğrulama ve devamsızlık kuralları, Kurumlar arası geçici görevlendirme yönetmeliği değişikliği, Mevzuat ve resmî yazılar.
Son güncelleme: 30 Ekim 2026. Bu haber, MEB Haber editörü tarafından yalnızca resmî kaynaklara dayanılarak hazırlanmıştır; “Öğretmen gözüyle” bölümü editörün yorumudur.



